• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

Su ve 2014

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Kıbrıs adasına yaşanan iki halk arasındaki çatışma ve yıllardır yaşanan huzursuzluklar, hep Rumların adanın tümüne egemen olmak arzu ve hayallerinden kaynaklandı.

Sanki de tüm Rumların gözleri kör ve hiçte yıllardır kafalarına akıl koymadılar.

Hala daha gerçekleri göremiyorlar ve aynı hayalci kafada devam ediyorlar.

1968 yılından beridir sürdürülen müzakereler, ada üzerinde Rumların yıllardır sürdürdükleri baskıcı sahiplenme arzuları nedeni ile hep çıkmaza girdi.

Rumların tek bir arzuları ve hedefleri var “Adanın tümünü sahiplenmek.

Adayı bizlerle bölüşmek ve hep birlikte barış içinde yaşamak gibi bir düşünceleri de yok. Bu nedenle de ellerindeki her tür olanağı, bu kötü emelleri doğrultusunda kullandılar.       

Önce silahı denediler.

Türklerin adadaki varlığına silah zoru ile son vermeye çalıştılar. Kimilerini evlerini yakıp yıkıp öldürerek, kimilerini de göçe zorlayarak.

Bu yöntemin sonucu beklenmedik bir şekilde geldi ve Türkiye 1968 yılında adaya çıkarma kararı alarak, bu yolun yanlış olduğuna Rumların dikkatini çekti.

Türkiye’nin bu kararı sonrasında birazcık akıllanan ve Hanya’yı Konya’yı anlayan Makarios, taktik değiştirdi ve silahı bir kenara bırakarak “Ekonomik Soykırımı” yürürlüğe koydu.

Gerçekten de bu yöntem Türkleri ekonomik olarak sıfırlayıp başarıya doğru gidiyordu ki, Yunanistan imdadımıza yetişti. Adanın Yunanistan topraklarına katılımı amaçlı olarak Makarios’a karşı yapılan darbe, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtını da beraberinde getirdi.

Türkiye’nin bu müdahalesi, biz Kıbrıslı Türklerin rüyalarımızda bile göremeyeceği bir şekilde sonlandı.

Özgürdük ve hepimiz de adanın kuzeyinde toplanarak kendi yönetimimizi kurduk. Artık ne Rumların öldürücü ekonomik baskısı vardı ne de silahlı tehditleri.

Tabii ki Rumlar, yıllardır hayalini kurdukları Türkleri adadan atmak ve adanın tümüne hâkim olduktan sonra Yunanistan’a katılmak yerine, beklemedikleri bir şekilde adanın üçte birini kaybedince, mücadelenin yöntemini tekrar değiştirdiler.

Dünya üzerindeki Helenleri önce örgütleyip sonra da devreye sokarak, ABD gibi Rusya gibi güçlü devletleri arkalarına alıp “Siyasi Mücadele”ye başladılar.

Bu, adanın tümünü ele geçirmek için uygulamaya koydukları 3. Yöntem oldu. Zaten başka bir seçenekleri de kalmamıştı.

Gerçekten de başarılı oldular. BM Genel Kurulundan, BM Güvenlik Konseyinden, ABD Senatosundan, Fransız Meclisinden Türkiye aleyhine kararlar çıkarttırmayı başardılar. AB’ye girdiler ve AB’yi tepe tepe Türkiye ve KKTC aleyhine kullanmaya başladılar. Türkiye’den ve Kıbrıslı Türklerden taviz koparmak için de her yolu denediler.

İşler bir müddet istedikleri gibi gitti ama ibre gene, yavaş yavaş aleyhlerine doğru dönmeye başladı. Gelişmeler, Türkiye’yi küçümsemenin bedelini aynen 1974’de olduğu gibi ağır bir şekilde ödemeye başlayacaklarına işaret ediyor.

2014 yılı AB’de Lizbon Anlaşmasının tümü ile yürürlüğe gireceği yıl. Kıbrıslı Rumların AB içindeki yetkileri sıfırlanacak ve “Veto” hakları ortadan kalkacak. Nitelikli Oylama devreye girdiği zaman tek başlarına “Hayır” demelerinin bir manası ve etkisi olmayacak. 2014 yılından sonra AB içinde Rumların esameleri bile okunmayacak.

Tam tersi gelişmeler olacak ve Türkiye’nin bölgesel politik, ekonomik ve askeri gücünü hep üzerlerinde hissetmeye başlayacak Rumlar. 

“Su Projesi” ise tüm politik, siyasi ve ekonomik dengeleri bozacak, gelişmelere de ağırlığını hemen koyacak.

Türkiye’den borularla Kıbrıs’a su getirme projesi gerçekleştiği anda, aynen 20 Temmuz 1974’de olduğu gibi güç ibresi iyice Türklerin lehine dönecek.

O yıllarda “Kıbrıs’a Kalıcı Barışı Getirmek Müzakereleri” hala devam ediyor durumdaysa, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin elindeki “Su Kozu”, Rumlara her tür tavizi verdirecekleri güçte bir silah haline dönüşecek.

“Su” ve “Hava” yaşamın vazgeçilmez temel taşlarından. Onlarsız yaşam devam edemiyor. Kıbrıs’a da özlenen barışı en güçlü ateşli silahtan bile daha etkin olan “Su” getirecek.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com 

19 Temmuz 2010

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • AB’de Türkiye için “İmtiyazlı ortaklık” kavramımı gelişiyor?
  • HRİSTOFYAS DA MUTASYONA UĞRADI
  • Rum siyasiler iç tribünlere oynamaya başladılar
  • FİLİSTİN, KKTC VE GARANTİLER
  • Fransa ve Rumlar
  • Rum yerleşikler 230,000 kişi
  • ANNAN Planı nasıl yutturuldu
  • Klerides'in Öngörüsü
  • Kıbrıs Rum Yönetimi ile işbirliği
  • Hemen Aresti’yi dava edin

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail