• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

RUMLARIN RESMİ DİLİ RUMCA MIYDI

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti AB’ye girerken resmi dilini İngilizce olarak beyan etmişti. Bunu yapmaktaki amaçları da 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına göre resmi dillerden bir tanesi olan Türkçenin AB’nin resmi dillerinden birisi olmasını önlemekti.

Nitekim başardılar da.

Biz ise bu konuda hiçbir itirazda bulunmadık.

Yol geçen hanına dönen AİHM’ye bile başvurmadık.

Bayramın ikinci veya üçüncü günü tatilden istifade Rum tarafına gidecek olan bir arkadaşıma bir devlet dairesine gitmesini ve Kıbrıslı Türk olduğunu söyleyip yapmak istediği işlemle ilgili olarak birkaç başvuru formu almasını istedim. Telefonu ile de çaktırmadan yapabilirse, duvarlardaki “Sigara içmek yasaktır” gibi veya “ödediğiniz para için makbuz alınız” gibi yazıları da çekmesini rica ettim.

Bu formları ben alamaz mıydım, bu resimleri ben çekemez miydim?

Elbette alabilirdim de, çekebilirdim de.

Ama ben gittiğimde bana çok farklı davranıyorlar. Alnımda adım yazıyor olmalı ki nedense nereye gitsem beni hemen tanıyorlar.

En son Ledra Palas barikatı çıkışından sonraki trafik çemberinden sağa, CYTA’nın önündeki caddeye dönünce, biraz ilerdeki Rum Meclisini geçtikten birkaç yüz metre sonra yer alan Yunanistan Elçiliğine gitmiştim.

Yunanistan’daki uluslararası bir konferansta konuşmacıydım ve bu nedenle de Yunanistan vizesine gereksinimim vardı. Erken erken başvurursam ancak vizeyi alırım niyeti ile de 45 gün evvelsinden Yunanistan Elçiliğine gittim.

Üstelik o gün de Yunanistan Dışişleri Bakanı Bayan Theodora Bakoyanni adadaydı ve hem yollar polis kaynıyordu hem de neredeyse Yunanistan Elçiliğine girmek olanaksızdı.

Elimde, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliğinin biz Kıbrıslı Türklere verdiği Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile Elçiliğe girdim ve vize almak için başvurmak istediğimi söyledim.

Aslında niyetim vize başvurusu için ne istediklerini öğrenip, koçan gibi (taşınmaz mal mülkiyet belgesi), banka cüzdanı, Yakın Doğu Üniversitesi maaş bordrosu gibi benzeri belgeleri hazırlayıp tekrar gelmekti. Zaten Elçilik de barikattan yayan olarak on dakikalık mesafede olduğundan birkaç kez daha gitmek pek de sorun olmaz diye düşünmüştüm.

Görevli polisler veya korumalar beni hemen yan kapıdan üst kattaki vize bölümüne çıkardılar. Sonradan Konsolos olduğunu öğrendiğim bir bayan yanıma geldi ve güler bir yüzle “Galosorisede Giriye Atun” (Hoşgeldiniz Atun Bey) diyerek bana elini uzattı.

Utanmasan ve orası biraz da kalabalık olsaydı, bu bayan kime sesleniyor diye dönüp arkama bakacaktım ama orada bir ben vardım bir de Konsolos hanım. Beni hemen odasına davet ederek çay ikram etti ve ne istediğimi sordu. Elimdeki Konferans davetiyesini gösterip, vize için başvurmak istediğimi söyledim. Pasaportumu aldı, masasının üstüne koydu ve  “Biz seni ararız, merak etme” diyerek çayımı bitirmemi bekledi sonra da beni kapıya kadar uğurladı.

Ben ne olduğunu hiç anlamadım. Niye pasaportumu aldığına da hiç bir mana veremedim. Herhalde başvurumu inceleyecek ve sonra da beni çağırıp elime bir liste tutuşturacak, listeyi tamamlayabilirsem ve de bana inanırlarsa vize verecekler diye düşündüm. Vize vermezlerse de konferansı düzenleyen üniversiteye niye gelemediğimi de nasıl yazacağımı daha orada kararlaştırdım.

Aynı günün gecesi Ledra Palas’ta bir resepsiyon vardı ve davetli olduğum için oraya gittim. Her ayın belli bir çarşambasında birlikte toplantı yaptığımız Rum siyasi parti liderlerinin tümü de oradaydı. Cumhurbaşkanı Talat ve Hristofyas da. Yanıma genç biri geldi ve bana bir zarf uzattı. Birçok ülkede hükümet dairelerinin yazışmalarda kullandıkları kahveye çalan sarı renkli zarflardan. Sol üst köşesinde Yunanistan Devleti arması, armanın altında da Yunanistan Büyükelçiliği yazıyordu. İçinde pasaportum olduğunu tahmin ettim ve “anlaşılan başvurumu reddettiler” diye düşündüm. Adama bozuk bozuk baktım ve merakımdan da zarfı açtım. Zarfın içinde aynen düşündüğüm gibi pasaportum vardı ama   sayfalarından bir tanesine de bir Şengen vizesi yapıştırılmıştı. Hayretle adamın yüzüne baktım. Kafamdan geçenleri anlamış olmalı ki, “Konsolos hanım sizi çok iyi tanıyor Ata Bey” dedi. “Sizin başvuru yapmanıza bile gerek yok” diyerek merakımı yatıştırdı.

O gün bu gün, çok dikkat etmeğe başladım. Gerçekten de tanıyorlardı.

Bu nedenle de bu sefer herhangi bir daireden birkaç başvuru formu almasını arkadaşımdan rica ettim.

Gelen formlar hep Rumcaydı.

Üzerlerinde ne bir İngilizce yazı, ne de bir tek kelime Türkçe vardı.

Bırakın bir Kıbrıslı Türk’ü, AB üyesi bir devletin herhangi bir vatandaşı bu dairelere başvurduğunda nasıl iletişim kurup da bu formları dolduracak.

KKTC hükümetinin, AB’ye bu konuyu şikayet etmesi gereklidir.

Eğer Rumlar Avrupa Birliğine resmi dillerinin İngilizce olduğunu beyan etmişlerse, bu formların baştan aşağı İngilizce olması gerekmektedir.

Yok AB’ye 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasına göre kurulmuş Kıbrıs Cumhuriyeti olarak başvurmuşlarsa, o vakit bu formların hem Rumca, hem de Türkçe olması gerekmektedir.

Niye biz hiç şikayet etmek hakkımız kullanmıyoruz.

KKTC hükümetine çağrı yapıyorum. Lütfen bu konuyu AB’ye şikayet edin, AİHM veya ABAD’da da dava açmak için hazırlıklara başlayın.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • BAĞLARBAŞI (MALYA) BULUŞMASI
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Türkiye Finlandiya Önerilerine Yumuşak
  • YENİÇERİ OCAĞI VE SENDİKALAR
  • Hiç “IFESTOS” adlı bir Plan duydunuz mu?
  • ABD ile Rumların arası hala mayhoş
  • Türkiye fiilen Rumları Gümrük Birliği'ne aldı
  • Kıbrıs konusunda ilginç gelişmeler
  • Adadaki Türk Koçanlı Mallar
  • Lokmacı barikatı Rumların başını ağrıtacak
  • Milat Öncesinden Günümüze Kıbrıs Tarihi Üzerine Belgeler Cilt-2
  • SOMEBODY IS PUSHING TURKEY TO DISORDER

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail