• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

MÜZAKERELERDE SON PERDE Mİ

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Cumhurbaşkanı Talat ve Hristofyas arasında sürdürülen müzakerelerdeki gelişmeler gerçekten çok ilginç.

Rumların Kıbrıs’ta BM parametreleri içinde bir çözümü ve bu çözüme yol açacak herhangi bir antlaşmayı istemedikleri gün geçtikçe daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.

Hristofyas ve Talat müzakereleri hızlandırmak için 11, 12 13, 18, 19 ve 20 Ocak’ta yoğunlaştırılmış görüşmeler yapmayı ve kendi aralarında mutabakata vardıkları başlıklarda da bir sonuca varmayı kararlaştırmışlardı.

Yaptıkları ve üzerinde hem fikir oldukları çalışma planına göre görüşmelerin ilk üç gününde “Yönetim ve Güç Paylaşımı”, “Ekonomi” ve “Avrupa Birliği” konularına ilişkin karşılıklı görüş ve tezlerini ortaya koyacaklardı ve son üç günde de nihai kararlar alacaklardı.

İlk mızıkçılık Hristofyas’dan geldi.

İktidardaki Kıbrıs Rum Hükümetinin koalisyon ortakları EDEK ve DIKO her sesini yükselttiğinde ve Hristofyas’ı her sıkıştırdığında, illaki Hristofyas bir geri adım atıyor ve ya söylediklerini inkar ediyor ya da Talat’la vardığı mutabakatı değiştirmeye çalışıyor.

Şimdi de müzakerelerin gidişatını zora sokmak için daha evvel üzerinde antlaşmaya vardıkları görüşülecek konu başlıklarını değiştirmeye çalışıyor. Bahanesi de yoğunlaştırılmış görüşmelerde ele alınmasında mutabakata vardıkları “Yönetim”, “Ekonomi” ve “AB” başlıklarında Talat’ın, “Al-Ver” prosedürünün de uygulamaya konmasının başlatılmasını önermesi.

Hristofyas’a göre yoğunlaştırılmış görüşmelerde “Yönetim”, “Ekonomi” ve “AB” başlıkları yerine “’Toprak”, “Garantiler”, “Mülkiyet” ve Rumların “Yerleşikler” olarak tanımladığı Türkiye kökenli KKTC vatandaşları konularının da masaya konması ve “Al-Ver” sürecinin de bu başlıklarda başlatılması.

Hristofyas, “Kıbrıs Türk tarafı iyi niyet gösterir ve Kıbrıs sorununun çözümünün ana ilkelerini ihlal etmezse ilerlemekte kararlıyım. Bu net olmalıdır” diyor. Yani taviz verilecekse Türkler vermeli, ben de ona göre adımlarımı atayım demek istemekte.

Güzel hoş da, niye hep Kıbrıs Türk tarafı iyi niyet göstermek zorunda müzakerelerin devam edebilmesi için.

Bu güne kadar Rumlar hiç iyi niyetli bir adım attılar mı ki müzakerelerin devam etmesi için. Ne vakit bir antlaşmaya çok yakınlaşılsa, Rumların “Hayır”ı ile müzakereler hep çıkmaza girdi. Kiprianu da aynı tavrı sergiledi, Vasiliou da, Klerides de ve Papadopulos da.

Hele Kiprianu, Denktaş ile bir anlaşma imzalamak zorunda kalınca, Denktaş benim muhatabım değildir bahanesi ile masadan kalkmış ve anlaşmayı imzalamamıştı. Madem Denktaş muhatabı değildi, kiminle görüşmeler yapmıştı onca yıl, Sarıçizmeli Mehmet Ağa’yla mı?

Hristofyas tüm bu kıvırmalarından sonra da şimdi “Hedef Kıbrıs sorununun Nisan ayından önce çözülmesi değildir” söylemine başladı.

Yani yoğunlaştırılmış görüşmelerden herhangi bir sonuç beklemeyin, ben bu görüşmeleri elverdiğince uzatmak niyetimdeyim demekte Hristofyas.

Bu nedenle Ocak ayında yapılacak yoğunlaştırılmış görüşmeler ve Şubat ayında Türk tarafınca başlatılması arzulanan “Al-Ver” sürecine karşın Rumların ortaya koyacakları tavırları, müzakerelerin kaderini belli edecek. Müzakereler Şubat ayı sonlarına doğru ya ciddiyet kazanıp hızlanacak, ya da kopacak.

Bu açık ve net bir görüntü olduğundan BM, yoğunlaştırılmış müzakerelerden olumlu bir sonuç çıkması ve taraflarca kabul edilebilecek bir çözüme ulaşılabilmesi için de 2010 yılı içinde bütün ağırlığını koyacak.

Artık tüm taraflar ve Kıbrıs sorunu ile ilgili kesimler biliyor ki, bu görüşmeler 1968 yılından beridir süren müzakerelerin en sonuncusu ve bir antlaşmaya varılmazsa, adada ortak bir devlet kurulması fikri bir daha ele almamak üzere toprağa gömülecek ve başak bir çözüm tarzı uygulamaya konacak.

Ne Türklerin ne de BM’nin yıllarca Rumların olurunu beklemek gibi bir niyetleri yok artık. Zaten 2014’den sonra AB içinde Rumların sesi soluğu da çıkamayacak.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • BAĞLARBAŞI (MALYA) BULUŞMASI
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Yalana Dayalı Rum Propagandası
  • RUMLAR DİPLOMATİK ATAK HAZIRLIĞINDA
  • Makarios’da 1960’da kerhen imza atmıştı
  • TURKISH CYPRIOTS NO MORE SYMPATHETIC TOWARDS EU
  • GREEK BARRICADES OF SHAME IN CYPRUS
  • TURKEY: UNDISPUTED LEADER OF THE MIDDLE EAST
  • Perde arkası Kıbrıs faaliyetleri
  • Rumlardan gelen baskılar, hızla adanın ikiye bölünmesine neden olacak
  • TR-AB Hava Sahası Anlaşması
  • Aziz Barnabas’ın ruhunun termizliği

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail