• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

MÜZAKERELER KOPUYOR MU

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Bu sefer Cumhurbaşkanı Talat’ın, Hristofyas’ı New York’ta yalnız bırakmaması belli ki Hristofyas’ı bayağı ürkütmüş. İstediği gibi at oynatamadığı bir kenara, Talat’ın yapacağı görüşmelere de mani olamadı.  “Ben tanınmış bir ülkenin Cumhurbaşkanıyım, O değil” söylemleri de bir işe yaramadı.

T.C. Dış İşleri Bakanlığının, T.C. BM Daimi Temsilciliğinin, T.C. Washington Büyükelçiliğinin ve KKTC’nin New York temsilciliğinin bu sefer her zamankinden çok daha fazla çalıştıkları ve Cumhurbaşkanı Talat’a gerekli tüm kapıların açılmasını sağladıkları da kesin.

Hristofyas zaten Rum Ulusal Konsey kararlarının çok dışında bir anlaşmaya doğru gitmekte olan ve geri dönüşü bulunmayan bir yolun içine hapsolduğunun farkına varıverdi.

Görüşmeler ve gelişmeler adanın “Üniter bir Rum Devleti” olamayacağını gösterdiğinden, müthiş bir kurtuluş çırpınışına girdi aniden, aynen oltaya yakalanmış bir balık gibi. Habire çırpınıyor şimdi kurtulmak için.

Müzakerelerin gidişat sürecini yavaşlatmak ve müzakerelere gölge düşürmek için önce  BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’e “Türkiye’de kar amaçlı iş ortaklığı bulunduğu” yönünde çamur atmayı denedi.  Amacı, attığı çamur tutarsa Downer’in yerine yeni bir “Özel Danışman”ın atanması en az altı ay alacağından, müzakereler kesilmiş olacaktı. Çamur tutmazsa da artık Downer şaibeli ve zan altında olan bir kişi konumuna düşecekti ve istediği anda da masadan Downer’i suçlayıp kalkabilecekti.

Kıbrıs’ta görevli BM Barış Gücü (UNFCYP) sözcüsü Jose Luis Diaz, bu çirkin planı derhal fark ederek anında bozdu ve Hristoafyas’ın güvendiği dağlara karlar yağdı. Şimdi Downer’i bahane edip masadan kalkamayacak konuma düştü.

Bu stratejinin devamı olarak BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, önümüzdeki aylarda masadan kaçışının alt yapısını oluşturmaya çalıştı.

Konuşmasında, müzakerelerde ilerleme olmasına karşın bunun “Kıbrıs sorununun nihai çözümüne yakın olunduğu şeklinde iyimserlik yaratmadığını” söyleyerek müzakerelerin geleceği hakkında sağlam ipuçları verdi.

Hristofyas’ın BM Genel Kurulundaki konuşması içindeki kelimeleri matematiksel bir yöntemle alt alta koyup topladığınızda, ortaya iki otonom bölgeli (Rum) Üniter bir devlet çıkmakta. Aynen Rum Ulusal Konseyinin geçen hafta aldığı kararlarla Hristofyas’a dikte ettirdiği gibi. Zaten bu kararlar 1977 Denktaş-Makarios arasından gerçekleşen 1.ci Doruk Anlaşmasından evvel 1976 yılında yapılan Rum Ulusal Konseyinde alınan kararlardan bir milim bile farklı değil. Hedefleri ve stratejileri 1955 yılından beri hiç değişmedi.

Hristofyas’ın takiyye yaptığı ve göstermelik olarak müzakerelere devam ettiği çok açık bir gerçek. Amacı1967 yılında Makarios’un çizdiği hedef olan “Türkiye’nin zayıf bir anını bekleyeceğiz ve kıçına tekmeyi vurup, adayı Yunanistan’a ilhak edeceğiz” yolunda sağa sola bakmadan ileri doğru yürümek.

İşin gerçeği ise biraz farklı. Türkiye zayıflayacağına, bölgenin en güçlü devleti olma yolunda dev adımlarla ilerlediğinden, Rumların daha çok bekleyecek olmaları. İşin ucunda “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da var”.

Yunanistan bu gün AB’nin en büyük bütçe açığına sahip olan devletlerden biri. Ekonomisi batmış durumda ve sayıları milyonlarla belirtilen büyük bir işsizler ordusu başına bela olmuş durumda. Adaya tümüyle el koymak ve Yunanistan’a bağlamak için Türkiye’nin batmasını beklerlerken, ana vatanları Yunanistan su almaya başladı bile.

Minareleri görünen köy kılavuz istemiyor artık. Bırakın minareleri, köydeki evler gözükmeye başladı bile yolun ucunda.

Rum tarafında bir süre sonra siyasi bir karmaşanın çıkacağını şimdiden söylemek için kahin olmaya gerek yok. Siyasi karmaşa demek, Hristofyas’ın görüşmeciliğinin ve müzakerelerde söyledikleri ile kabul ettiklerinin pek de geçerli olamayacağı demektir.

Müzakerelerin 2010 KKTC cumhurbaşkanlığı seçimleri dönemine kadar çıkmaza gireceğini şimdiden rahatlıkla söyleyebilirim.

Rumların anlaşma gibi bir niyetleri yok.

İşin sonunda adanın tümü değilse bile “Üçte ikisi bizim olsun ama tam olsun” fikrini benimsemek zorunda kalacaklar.  Belki de benimsediler de cesaret edip dile getiremiyorlar tarihe “ Vatan Haini” olarak geçmemek için.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Akşehir Konferansı
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Rum Ulusal Konseyi barışa engel
  • AB Mİ, KKTC Mİ
  • KKTC’den güneye giden Sebze ve Meyve, Güneydeki üreticiyi rahatsız ediyor
  • KKTC HUKUK EKİBİ
  • RUMLAR KİME KARŞI SİLAHLANIYOR
  • Rum yerleşikler niye KKTC’ye geçebiliyor
  • Al Rum Mahkemesini çal AİHM’nin başına
  • FİLİSTİN, KKTC VE GARANTİLER
  • Kıbrıs konusunda gelişme yokmuş
  • KIBRIS’TA FEDERASYON OLASI MI?

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail