• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

MÜZAKERE TAKVİMİ BELİRGİNLEŞİYOR

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Alexander Downer’i Kıbrıs Özel Danışmanı olarak ataması ve Downer’in adaya gelişi, ABD’yi de hareketlendirdi.

Aslında BM kanalı ile Kıbrıs’ta “Kapsamlı  Müzakerelerin” başlatılması konusunu yavaş yavaş perde arkasında ciddileştirip rayına oturtan Amerikan Dışişleri Bakanlığı,  3 Eylül’de başlayacak yeni müzakere sürecini Washington adına takip edecek Kıbrıs sorununa ilişkin özel koordinatörünü de atama konusunda son aşamaya geldi.

ABD her zaman olduğu gibi işin içinde bulunmaya ve bir numaralı moderatör olmaya kararlı. Gelişmeleri kendi çıkar ve düşünceleri doğrultusunda kontrol altında tutabilmek için, gerekli her tür girişimi yapmaya ve tedbiri almaya, derinden derine programlı bir şekilde hazırlanıyor.

Bunun işaretini zaten geçmiş haftalarda almıştık.

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Daniel Fried’in geçmiş haftalarda Kıbrıs’a yaptığı kısa ziyarette Hristofyas ile bir araya gelmiş ve Hristofyas da kendisine açık ve net bir şekilde müzakere masasında bulunması gereken BM diplomatları dışında arabulucular ve temsilciler istenmediğini söylemişti. Söylemesine söylemişti de, Fried’in bunun tam tersini dile getirmiş ve Amerikan Hükümeti’nin liderler istediği takdirde sürece yardımcı olmak istediğini belirterek,  Hristofyas’a ABD’nin özel koordinatör atamayacağı taahhüdünde de bulunmamıştı.

Kısaca Fried, diplomatik dil de Hristofyas’a, “Bu işte bizde varız” demişti.

ABD’nin 2004 yılında yapılan Annan Planı Referandumundan aldığı ders ile bu defa çok daha hazırlıklı olduğu ve işi tesadüflere bırakmayacağı da kesin. Bir kez daha Annan Planında olduğu gibi hiç beklemediği yerden beklemediği kararların çıkması tuzağına düşmeyecek.

Şimdiden alt yapısını hazırlamaya ve tedbirlerini de almaya başladı.

Yakında hep beraber göreceğiz.

Türkiye Hükümetinin, müzakereler sürecinde, masada veya perdenin arkasında ABD ile AB’nin özel temsilcilerinin bulunmasına pek bir itirazı olmadığı da, konu ile ilgili diplomatlar tarafından gayrı resmi olarak kulaklara fısıldanıyor.

ABD, müzakerelerde etkin rol almaya soyunurda AB soyunmaz mı?

Tabii ki AB’nin de hazırlıkları var ve bir şekilde onlarda müzakere sürecine dâhil olacaklar.

Hristofyas istese de istemese de, BM’li, ABD’li ve AB’li hakemler müzakere masasında oturacaklar veya masanın yanında ayakta duracaklar.

Siz buna kısaca Talat ile Hristofyas’ın yapacağı “Kapsamlı Müzakerelerde” direkt veya endirekt “Hakem” olacak gözüyle de bakabilirsiniz.

Aynı kurallar ve taktik “Zaman kısıtlaması” kavramı içinde geçerli. Hristofyas ısrarla “Takvime bağlı müzakere yapılmasına”  karşı çıkıyor ama illaki takvimin de olacağı yavaş yavaş belli olmaya başladı.

Şimdilik baş aktör rolünde göreve başlayan Downer,  evvelki gün Hristofyas ile yaptığı görüşmede, Rum tarafının “BM’nin 2004’ün yanlışlarından kaçınması, hakemlik ve bunaltıcı takvimleri ortaya koymaması gerektiği” şeklindeki talebini defterine not etti.

Hristofyas’tan sonra eşitlik ilkesine uyarak, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile de bir görüşme yaptı ve Türk tarafının “BM’nin sürece ister hakem ister köprü (arabulucu) olarak müdahale etmesini uygun gördüğü” görüşünü de aynı deftere kaydetti.

Gerçekte Hristofyas’ın kalbinde “Takvim” korkusu var.

Tabii korkunun ecele pek faydası yok.

Ortada bir takvimin olduğu ve süreç içinde bu takvimin adım adım uygulamaya konacağı da kesin.

Aylardır dile getirdiğim üzere Kapsamlı Müzakerelerin bir bitme noktası var.

Bu son gün de Haziran 2009.

Avrupa Parlamentosunun yenilenmesi için yapılacak olan seçim gününde, müzakerelerin bitmiş ve Referandumun yapılmış olması gerekiyor.

KKTC’de ve Kıbrıs Rum tarafında özel bir “Referandum yasası” olmadığı için yapılacak referandum, her iki taraftaki “Seçim ve Halk Oylaması yasalarına”  göre yapılacak. Referandum takvimi, mevcut yasalara göre 30 gün seçmenlerin güncelleştirilmesi, 60 gün de oylama hazırlığı gerektirdiği için, asgari 90 gün uzunluğunda bir süre demektir.

Geriye doğru sayım yapınca da takvim ortaya çıkıyor.

Müzakerelerin en geç Mart 2009’da sonlandırılması gerekli. Bunun aksi “Kadife ayrılık” olacak.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Akşehir Konferansı
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • AB’nin Mali Yardım Hikayesi
  • İngiltere, Rumların başını ağrıtıyor
  • DTP VE KIBRIS MÜZAKERELERİ
  • Kıbrıs'ın Geleceği
  • Rumların sahte egemenliklerini Türkiye yutmadı
  • YAKLAŞIK ANLAŞMA METNİ
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • HRİSTOFYAS ÇÖZÜME İSTEKLİ Mİ
  • ANKARA ANTLAŞMASI Ek Kıbrıs Protokolü ne içeriyor?
  • Kıbrıs’ta ayrılık kesinleşiyor

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail