• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

MÜLKİYET VE MÜZAKERELER

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

2. tur müzakerelerin önemli başlıklarından bir tanesi de “Mülkiyet” konusu.

Hatta en önemlisi de diyebiliriz.

“Adalet Mülkün Temelidir” şeklinde bir de atasözümüz var.

Bu atasözünü Kıbrıs sorununun çözümüne uyarlarsak, müzakerelerin hem Türkleri hem de Rumları memnun edecek bir şekilde çözülebilmesinin ana unsurlarından bir tanesinin de “Mülkiyet Sorunu”nun adilane bir şekilde çözülmesi olduğu anlaşılmakta.

Bu günkü müzakerelerin zeminini oluşturan 1977 1. Doruk Anlaşması ile 1979 2. Doruk Anlaşmasının en önemli parametresi, kurulacak ortak devletin “İki Toplumlu ve İki kesimli” olacağı tanımı.

1. Doruk Anlaşmasında Rumların “Etnarh” olarak kabul ettikleri (Dini ve Siyasi lider) Makarios’un 1974 Mutlu Barış harekatından sonra aklını başına toplayarak KTFD Cumhurbaşkanı Denktaş ile mutabakata vardığı bu temel prensip Rumlara göre Türklere verilen en büyük tavizdi.

Halen de öyle düşünüyorlar.

Kıbrıs adasında hiçbir zaman ve hiçbir koşulda Türklerin mülkiyet haklarının ve Yönetimde de ortaklık haklarının olduğunu kabul etmek istemiyorlar.

1977 ve 1979 Doruk Anlaşmalarında varılan “İki Kesimlilik”, 41 yıllık BM müktesebatına göre değiştirilmesi kesinlikle mümkün olmayan “Temel Prensip” ve Hristofyas ile Talat arasında sürdürülen görüşmelerde de güven altına alınması gereken önemli bir konu.

Olmazsa olmaz da denebilir buna.

BM Genel Sekreteri Butros B. Gali’nin 1992 yılının başında göreve başlaması ile Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı hedefleyen çalışmalar hız kazandı ve BM Güvenlik Konseyi 10 Nisan 1992’de Gali’ni hazırladığı 750 sayılı kararı aldı. Bu karar ile Kıbrıs sorununun çözümünün bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü güvence altına alınarak, tek egemenliği bulunan, tek vatandaşlılık temellerine dayalı, siyasi olarak eşit, iki toplumlu, iki kesimli bir federasyon öngörüldü.

Gerçekte de bu karar 12 Mart 1990 tarihli ve 649 sayılı Güvenlik Konseyi kararı ile 11 Ekim 1991 tarih ve 716 sayılı Güvenlik Konseyi kararının tamamen aynısıdır. Tek fark Genel Sekreter Butros Gali’nin bu kararın üzerine, içinde “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımının da yer aldığı ünlü Gali Fikirler Dizisi’ni ve Gali haritası’nı inşa etmiş olmasıdır.

Genel Sekreter Gali, Güvenlik Konseyinin 10 Nisan 1992 tarih ve 750 No.lu kararından sonra Güvenlik Konseyine Kıbrıs ile ilgili bir rapor sunmuş ve bu raporunda da “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımına açıklık getirmişti.

Gali’nin bu raporuna göre adada iki devletçik olacak ve her bir devletçiği de adada mevcut Türk ve Rum toplumlarından bir tanesi yönetecekti. Devletçikler hangi topluma ait ise, o devletçiğin sınırları içinde o toplum nüfus ve mülkiyet çoğunluğuna sahip olacaktı.

İlk defa Gali’nin bu raporu ile “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımına getirilen bu açıklamayı Rumlar ısrarla inkâr etmekteler ve bu raporun geri çekilmesi nedeni ile de var olmadığını iddia etmektedirler.

Rumların iddialarının aksine söz konusu Gali Raporu geri çekilmiş değildir.

Güvenlik Konseyi’nin  aldığı 649, 716 ve 750 no.lu kararlarda belirtilen “iki kesimli”liği yerine getirebilmek veya garanti altına alabilmek için Gali’nin söz konusu raporunda belirttiği “devletçik hangi topluma ait ise mülkiyetin çoğunluğu da o topluma ait olmalıdır” koşulunun sağlanması gerekmektedir.

Türk tarafı geçen hafta yapılan “Mülkiyet” başlıklı müzakerede BM kriterlerine sadık kalarak “İade, Takas veya Tazminat” üzerinde durarak bu uygulamaların kriterlerinin belirlenmesini talep etmiştir.

Hristofyas, mülkiyet ile ilgili CB Talat’ın masaya koyduğu savı kabul etmemiş olmasına rağmen kriterlerin belirlenmesi için çalışma yapmayı kabul etmiştir.

Taraflar pozisyonlarını aynen tutmak kaydı ile mülkiyet ile ilgili kriterleri hazırlıyor şimdi.

Geriye dönüp bakıldığında, kriterlerin belirlenmesini tarafların kabul etmesi bile ileriye doğru bir adım atıldığı izlenimini veriyor.

Şimdilik Mülkiyet konusunda bir anlaşma olmasa da, anlaşmazlığa teğet geçilmiş veya anlaşmazlığın yanından dolaşılmıştır.

BM ise bu günlerde mülkiyet konusunda harıl harıl çalışmakta ve iş çıkmaza girerse taraflara ne önerilebileceğinin hazırlığını yapmakta. Sızan ilk bilgilere göre “Yasal mal sahibi ve şimdiki kullanıcı malın mülkiyetine müştereken sahip olacaklar ve toprağın değerine ve üzerine yapılan yatırıma göre, taşınmazın hangisine ait olacağı belirlenecek”. Böylece de iki kesimlilik olgusu Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda sağlanacak.

BM’nin müzakerelere müdahalesi anlaşılan çok yakın.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • AB Parlamentosu üyesi Karin Resetarits
  • Rumların Resmi Dili Rumca mıydı?
  • KKTC’deki Demokrasi Sınavı
  • ŞARTLI TAHLİYE VE SUÇ PATLAMASI
  • Türkiye’nin Limanlar açmazı
  • Papadopoulos ve Patten
  • THE BARREN HIGH LEVEL CONTACT GROUP FOR CYPRUS
  • KKTC’de Makyavelli Hükümeti
  • Kıbrıs konusunda ilginç gelişmeler
  • AP’NİN KIBRIS KARARI

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail