Kıbrıs’ta Çözüm Ne Kadar Olası
Kıbrıs sorununun çözüm zemini çok önceden üzerinde anlaşmaya varılmış ve açıklanmıştır.
Çerçeve bellidir.
Bu zemin 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmaları ile oluşmaya başlamış, daha sonra da bir dizi BM Güvenlik Konseyi kararları ile konuşulanlara açıklık getirilmiş ve çerçeve belirginleştirilmiş. Şimdi uluslararası toplum, önünde duran bu zeminde ve çizilen çerçevede ısrar etmektedir.
1968’de başlayan ve 40 yıldır sürmekte olan görüşmeler sürecinde oluşan “BM Kıbrıs Müktesebatı”nın içeriği 1997-79 Doruk Antlaşmaları, çeşitli müzakere-ler, müzakereler sonrası Güvenlik Konseyine sunulmuş Genel Sekreterin Raporları ve Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararların içinde açıklığa kavuşturulmuş tanımlar ile belirlenmiş ve bu sürecin sonunda bir çerçeve çıkmış ortaya.
Bu çerçevenin içindekileri bir araya getirebilmek için Genel Sekreterin 8 Mart 1990 tarihli S/21183 sayılı raporu , Güvenlik Konseyinin aldığı 649 (1990) sayılı 12 Mart 1990 tarihli kararı , BM Genel Sekreteri Boutros Boutros Ghali’nin Güvenlik Konseyine sunduğu 3 Nisan 1992 tarihli S/23780 numaralı raporu ile 18 Haziran 1992 tarihinde hazırladığı “Gali Haritası” ve “Gali Çözüm Planı”nı (fikirler dizisi) ve 10 Nisan 1992 tarihli 750 sayılı Güvenlik Konseyi kararını , derinlemesine etüt et-mek gerekiyor.
Çözüm çerçevesini, çeşitli zamanlarda bir bütünü oluşturacak parçalar halin-de mutabakata varılmış, aşağıdaki kavramlar oluşturuyor.
1. Kıbrıs adası, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin ortak evidir.
2. Aralarındaki ilişki çoğunluk-azınlık ilişkisi değil, Kıbrıs devleti içindeki iki toplu-mun ilişkisidir.
3. Devlete katılım iki eşit zeminde olacaktır. (zemin, devlet veya eyalet olabilir)
4. Varılacak olan çözüm, iki toplum tarafından mutabakata varılan ve kabul edile-cek olan karar olmalıdır.
5. Bu karar, her bir toplumun kültürüne, dinine, sosyal ve dil yapısına saygılı olma-lıdır.
6. Çözüm, Kıbrıs’ın hükümranlığını, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve bağım-sızlığını temin etmelidir.
7. Bir başka ülke ile bir bütün veya kısmen birleşmek veya adanın bölünmesi veya toplumlardan birisinin Federal yapıdan ayrılması olanaksızdır.
8. Anayasal açıdan iki toplumlu ve bölgesel açıdan iki kesimli bir Federasyon kuru-lacaktır.
9. Federasyonun iki kesimliliği çok net bir şekilde tanımlanmalıdır.
Devamını oku »


