• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

İpotekli Evlerin Satışı Hakça mı?

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

 

Son haftalarda yaşanan ipotekli ve üzerinde evlerin bulunduğu arazilerin satışı beni gerçekten de çok etkiledi.

İnsanların hayat boyu çalışıp biriktirdikleri para ile satın aldıkları evlerinin bir başka şahsın veya şirketin hatası veya borcunu ödememesi nedeni ile üçüncü bir kişi veya şirket tarafından ellerinden alınması bana ters geliyor.

Doğrusu da kabullenemiyorum.

Kabullenemediğim de araziyi alan kişinin, arazinin üstünde diye evleri de sahiplenmesi.

Yasanın bir boşluğu da diyebiliriz buna.

Gerçekte söz konusu arazi, üzerine binalar yapılmadan önce bir tarla statüsünde. Ama üzerine evler, yollar yapılıp, çağdaş bir yaşam için elektrik, su ve telefon getirildikten sonra da tarlalıktan çıkıp, imar arazisi haline gelmiş ve de “Şerefiye” kazanmış. Yani şereflenmiş ve değeri de artmış.

Evler için ödenen paranın içinde inşaat ruhsatları, plan proje masrafları, iç yolların yapım ücreti, elektrik akımı, su boruları ve telefon hattı çekme ücretleri de var.

Mahkemenin satış emri uyarınca açık arttırmada araziyi satın alan kişi veya şahıs, satışa çıkartılan araziyi satın aldığı vakit bence hakkı olmadığı halde daha tapuları çıkarılmamış evleri de, tüm yukarıda saydığım ve bedeli ev sahiplerince ödenmiş hizmetleri de sahiplenmekte. Hem de arazi bedeline ilaveten bir tek kuruş ek para ödemeden.

Bence işin doğrusu, ipotekli araziyi açık arttırmada alan kişi, ayriyeten üzerindeki evlerin bedelini de, söz konusu evlerin tüm yapım bedelini ceplerinden ödemiş sahiplerine veya güncel deyimle “Konutzede”lere ödemeli.

Bu kavram basit bir örnekle neye benziyor?

Değeri 100 TL olan bir elbiselik kumaş düşünün.

Bunu gidip kumaş satan bir mağazadan parasını ödeyip satın alıyorsunuz.

Sonra da bu kumaşı terziye götürüp bir elbise diktiriyorsunuz ve dikiş parası olarak da 120 TL ödüyorsunuz. Size söz konusu elbise kumaşı ile birlikte 220 TL’ye mal oluyor.

Tam elbiseyi alacakken, birileri geliyor ve bu kumaş 50 TL karşılığı ipotekliydi deyip elinizdeki elbiseyi 50 TL ipotek ücretine ilaveten faizleri karşılığında kumaş niyetine alıp gidiyor.

Ama sizden alınanın, artık kumaşlıktan çıkmış, elbise haline gelmiş, içinde katma değeri bulunan ve güncel değeri de 220 TL olan bir emtia olduğunun hiç bir önemi ve parasal değeri de yok.

Mevcut yasalarda bir boşluk var ve birileri bu yasaların arkasına saklanarak veya yasaların açığını bularak, yüzde yüz kullanıcıya ait olan ve kullanıcının katkıları ile üzerine katma değer ilave edilmiş bir malı, kullanıcının söz konusu alıcıya bir tek kuruş borcu olmadığı halde elinden alabiliyor.

Söz konusu üzerinde evlerin bulunduğu ipotekli arazinin satışı ile verdiğim örnek tam olarak üst üste örtüşmekte ve durumları da aynı.

Bana göre yapılması gereken, üzerinde evlerin bulunduğu araziyi borcuna karşılık alan kişinin, borç miktarı ne olursa olsun evlerin bedelini, konut sahiplerine ödemesi gerekmektedir.

Satış bedeli, borcunu karşılamıyorsa, borçlu kişiye ait diğer taşınmaz veya taşınır malların satışı ile borcun tahsil edilmesi ve arazi üzerinde bulunan evlerin sadece üzerlerinde kurulu oldukları toprağın paylarının da, mağdur ev sahiplerinden alınıp, yıllarca hayalini kurdukları evlerinin sahipleri olmaları sağlanmalıdır.

Belki düz bir mantık ama hakça olduğunu düşünüyorum.   

Eminim Devletimiz de bu soruna hakça bir çözüm getirecek ve bir daha yaşanmamasının tedbirlerini alacaktır.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com 

16 Haziran 2010

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Akşehir Konferansı
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • WHY THE CYPRUS PROBLEM CANNOT BE SOLVED
  • Eroğlu ve Ban Ki Moon
  • Dış Rumlar 14.cü Konferansı adeta bana konuştu
  • Lillikas ateşle oynuyor
  • GÜL’ÜN “OFF THE RECORD” SÖZLERİ
  • İNGİLTERE VE ALMANYA’NIN YENİ KIBRIS STRATEJİSİ
  • Annan’ın BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu Kıbrıs Raporu
  • Doğrudan Ticaret Senaryosu
  • AB’nin Kıbrıs’ta yeni bir tezgahı
  • Wasn’t direct trade already paid for?

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail