• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

İNGİLTERE VE ALMANYA’NIN YENİ KIBRIS STRATEJİSİ

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

23 Ekim 2007 tarihinde T.C. Başbakanı R. T. Erdoğan’ın meslektaşı İngiltere Başbakanı Gordon Brown ile imzaladığı “Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Belgesi 2007/8”de yer alan Kıbrıslı Türkler ile ilgili 3.cü maddenin (tarafımdan yapılan) Türkçe çevirisi aynen “Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların sona erdirilmesine yardım etmek ve uluslararası toplumu bu yöndeki çabalarımıza ortak olması yönünde teşvik etmek” şeklindedir ve yoruma gerek bırakmayacak şekilde çok açık ifadelerle kaleme alınmıştır.

Bu maddeye ilaveten belgedeki diğer maddelerin içinde yer alan “İngiltere, AB ve Kıbrıslı Türkler arasında doğrudan ticari, ekonomik ve kültürel temasların teşviki için BM ve AB çerçevesinde ve ikili düzeyde çalışmak” ve “Kıbrıs Türk makamlarıyla üst düzey temasları sürdürmek” cümleleri de, İngiltere’nin dünyada oluşan yeni koşullar sonrası Kıbrıs ile ilgili politikasının değiştiğine dikkat çekmektedir.

AB’nin diğer lokomotifi olan Almanya’nın son aylar içinde Kıbrıs konusuna gösterdiği yaklaşım, geçmiş yıllarınkinden biraz farklı.
Eski Alman şansölyesi Gerhard Schröder’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gelecek olması, KKTC’den Almanya’ya giden Parlamenterlerin ve Başbakanın, KKTC’deki politik kimliklerine uygun bir şekilde karşılanmaları, Anmaya Federal Parlamentosunda aklına karar, Almanya’daki eyalet meclislerinin Kıbrıs Türk toplumu ile daha sıkı bir işbirliği içine girmeleri ve Kıbrıs sorununa gösterdikleri yaklaşım, Almanya’nın Kıbrıs konusuna gösterdiği yaklaşımın da değiştiğini ortaya koymaktadır.

Aynı paralelde ufak da olsa benzeri gelişmeler Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu içinde de göze çarpıyor.
AP içinde daha düne kadar yerleri olmayan Kıbrıslı Türk Milletvekillerin kafeteryada telefona en yakın masada otururken, günümüzde kendilerine çalışma odası verilmesi, bazı toplantılarda konuşma yapabilmeleri, AP içinde fotokopi ve benzeri hizmetleri alabilmeleri, görüşlerini yazılı veya sözlü olarak tüm AP milletvekillerine aktarabilmeleri kısa sayılacak bir zaman dilimi içinde gerçekleşmiş yeni gelişmelerdir.
AP’nin geçen hafta yayınlanan 27 maddelik Türkiye raporunda Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunamamasından dolayı üzüntü duyulduğu belirtilmesi, adadaki her iki taraftan BM sürecine yapıcı yaklaşılması isteği ve Kıbrıs konusunda da “BM çerçevesinde AB Temel ilkeleri üzerine kurulu küresel bir çözüm bulunması” ifadelerinin yer alması ise Avrupa Birliğinin Kıbrıs konusunda Rumların ayak oyunlarından bıkıp usandığını ve Rumlar tarafından sırtına yüklenmek istenen Kıbrıs sorununa hiç bulaşmadan sorunu BM’ye aktarmak istediğini ortaya koymaktadır.
Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türklerle siyasi temaslarını güçlendirmeyi hedeflediği ise artık kesin bir politik tanımlama.

Türkiye-Birleşik Krallık Stratejik Ortaklık Belgesi içinde 8 Temmuz 2006’da başlatılan Gambari sürecinin yer almaması ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorununa çözüm bulunması konusundaki iyi niyet misyonunun devam etmesi gerektiği şeklinde genel, belirsiz ve kesin olmayan bir tanım kullanılması ise bir tesadüf değil.
Bir kriptoloji uzmanı gibi Stratejik Ortaklık Belgesi ve İngiltere’nin son günlerdeki davranışı analiz edildiğinde, verilen mesajların açıkça Rumlara yönelik olduğu iyice ortaya çıkmaktadır.
Her ne kadar Kıbrıs Rum yönetimi, İngiliz hükümetinin Kıbrıs konusunda gösterdiği bu değişimi adadaki İngiliz Üslerine gösterdikleri tepkiye bağlasalar da, gerçek bu değil. Adadaki İngiliz üslerinin varlığı, Uluslar arası hukuka göre 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anlaşmalarında taraf olan ve buna ilaveten de 1960 Garanti Antlaşmasında Garantör devletler olarak tanımlanan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında görüşülebilecek ve sonuçlandırılabilecek bir konu. Rumların, adada İngiliz üslerini istememeleri ve İngiltere’yi bu konuda tehdit etmeleri, sadece gülüp geçilebilecek politik bir mizah.

Bu son gelişmeler Kıbrıslı Rumlara çok güçlü bir mesaj içermektedir. Tabii anlarlarsa veya anlamak isterlerse.

“Gambari sürecini, bitip tükenmeyen bahanelerle ve Kıbrıslı Türklere yönelik hayali suçlamalarla sonu belli olmayan bir sürece sokup, adanın tanınan yegâne hükümeti olmak oyununu ilelebet sürdüremezsiniz” mesajıdır Rumlara gönderilen bu güçlü mesaj.

ABD’nin, BM’nin ve İngiltere’nin bir kez daha Rumların oyununa düşmek gibi bir niyetleri olmadığı kesin. Kıbrıs sorununu çözmek için son kez bir girişim daha yapmaya ve bu sefer Rumlara “Aba altından sopa göstermek” atasözümüze uygun bir davranış içine girmeye niyetliler.
Aba altındaki sopa, Rumlar daha masaya oturmadan Kıbrıslı Türkleri ve adanın kuzeyinde kurdukları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni aşamalı olarak siyaseten yükseltmek şeklinde gerçekleşecek.
Bu yükseltmenin başlangıcını, alt yapısı hazırlanmakta olan “Ticari ilişkiler, KKTC üniversitelerinin Bolonya süreci içine alınması ve Kıbrıslı Türklere Avrupa Parlamentosu’nun kapılarının açılması” oluşturacak.
Hedefleri ise Rumlara bu kez de adada çözüme mani olurlarsa, hem olacakları göstermek hem de 4 Mart 1964 tarihli BM kararı ile Kıbrıs’ın tanınan tek devleti olmak avantajını yitireceklerini hissettirmek.

Kısaca, bu yeni süreçte ya adada taraflar anlaşacak ve çözüm olacak, ya da adada iki ayrı uluslar arası tanınan devlet yaratılacak ve Kıbrıs sorununa elveda denilecek.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Akşehir Konferansı
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • TÜRK MALLARINA SALDIRI
  • HOT DAYS IN GREEK CYPRIOT ELECTIONS
  • KIBRIS’TAKİ SAHTE PETROL OYUNU
  • Rumların petrol fiyaskosu
  • Is the KKTC a pseudo state
  • ABD İLE TÜRKİYE BARIŞTI MI?
  • Siyasi Kriterin arkası imtiyazlı ortaklık
  • WHAT HAPPENED TO THE OLD COMRADES IN CYPRUS
  • THE FALL OF THE FEDERAL SOLUTION WITH PAPADOPOULOS
  • HRİSTOFYAS DA MUTASYONA UĞRADI

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail