• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

İLK ANLAŞMAZLIK LEDRA’DA

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Ledra Sokağı diğer ismi ile de Uzun Yol sonundaki Lokmacı barikatının açılması ile ilgili estirilen barış rüzgârları ve antlaşma havası biraz sahte kokuyor.

Sahteden de öteye, kapının açılışı Türklerin aleyhine olacak şekilde bir oldu bittiye getirilmek isteniyor.

Lokmacı Barikatının açılması olayı, perde arkasında Türkiye’ye baskı şekline ve taviz koparmanın başlangıcına dönüştürülmek isteniyor.

Bir taraftan Hristofyas, Talat’a Türkiye’den kopmasını telkin ediyor. Ayrıca da cesaret göstermesi ve cesur adımlar atması gerektiğini, kendisinin de bu onurlu savaşta yanında taş gibi duracağını ve destek vermek için de Kıbrıs içinde ve dışında elinden gelen her şeyi yapacağını söylüyor.

Diğer taraftan da Lefkoşa Rum Belediyesi, Lokmacı geçidinin açılacağı güne, “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini sembolize eden kutlama boyutu katacağını” açıklayarak olayı Kıbrıs dışına taşırmaya çalışıyor.

Arkasından da Rum Basını, AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn’in, geçidin açılması kararını kutladığını, yeni geçit üzerinden Lokmacı’dan yaya olarak geçeceği anın beklentisi içerisinde olduğunu ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe’nin ada’da olacağı zamana denk gelmesi için de Lokmacı’nın 31 Mart pazartesi günü açılacağını duyuruyor.

Üstelik bir de Talat-Hristofyas görüşmesi sırasında Ledra bölgesindeki ara bölgenin sınırlarının nereye kadar olduğu konusunda anlaşmaya varılamadığı için de iki liderin Lokmacı’daki ara bölgenin denetiminin UNFICYP tarafından yapılmasını kararlaştırdıklarını ortalığa yayıyorlar.

Rumlarda yalanın bini bir para. Tam bir organize tezgâh ve baskı yaratma taktiği.

Ortada ne fol var nede yumurta.

Amaç Türk tarafını oyun bozan durumuna sokmak ve uluslararası baskı yaratarak bölgenin denetimini elimizden alarak UNFICYP’e devretmek.

Buna politik üçkâğıt deniyor.

Ama gerçek hiçte böyle değil.

21 Mart zirvesinde varılan mutabakatın içindeki “Teknik Hazırlıklar”, geçit alt yapısının kullanılabilir hale getirilmesini, Siyasi hazırlıkları ve Güvenliğin sağlanmasını kapsıyor.

Ama bu mutabakatın içinde “Egemenliğin Devri” yok. Hem de hiç yok. Hiç yer almadı bile.

Kim bölgedeki egemenlik UNFICYP’e devredilecek diyorsa bilin ki, Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri ve KKTC Hükümeti üzerinde uluslararası baskı yaratmak çabası ile yalan söylemektedir.

Bundan hiç şüpheniz olmasın.

Öncelikle ortada bir mütekabiliyet (eşit düzeylilik) konusu var. Yani Rum ne derse ve ne isterse o olacak diye bir kural da yok.

Türk nöbetçi kulübelerinin çekilip çekilmeyeceğini ve çekilecekse de nereye çekileceğine, Türkler karar verecek, Rumlar veya UNFICYP değil.

Aynı şekilde Rumların “Asker gözükmesin” istekleri de sadece kendilerini bağlar. Onlar isterse askerlerini gözle görülmeyecek bir yere çekebilirler. Ama Türk askerinin çekilip çekilmeyeceğine, çekilecekse nereye çekileceğine ve orasının da gözle görülebilen bir yer olup olmayacağına Türkler karar verir.

Zaten bir kapının açılması için böylesi mantıksız bir koşul da olamaz. Diğer kapılar nasıl ve hangi koşullarda açıldıysa, Ledra kapısı da öyle açılacak.

Ara bölge, Türklerin kontrolünde olduğu için mayın araması ve imhası da Türklerin yetkisindedir ve bunu hiçbir zaman ve koşulda da UNFICYP yapamaz. Yaparsa bunun adı “Egemenlik devri”dir ki, Rumlar bunu sadece rüyalarında görebilirler.

Mütekabiliyet esasına göre, Türk egemenliğindeki ara bölgede, geçidin alt yapısının tamirini sadece Türkler yapabilir. AB para veriyor diye ihalelerin Rum tarafında açılması ve ihaleyi kazanan Rum müteahhidin Türk egemen bölgesinde tamirat yapması ise, adı “Barış” ile başlayan bir başka tuzaktır. Buna, Türkleri adam yerine koymamak da diyebilirsiniz.

Ne kadar politik tuzak kurulursa kurulsun Rumların, söz konusu hattın kuzeyinde hiçbir sözü ve isteği geçmemektedir ve geçmeyecektir de. Herkes haddini bilmelidir. Bilmediği vakit kafasını Lokmacıdaki duvara çarpar.

Lokmacı ayın 31’inde açılacak ama hangi ayın otuz birinde açılacağını söylemek şimdilik zor. Zaten 21’indeki toplantıda mutabakat çıktı ve Ledra kapısının açılması konusu da önemini iyice kaybetti.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • BAĞLARBAŞI (MALYA) BULUŞMASI
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Yes be Euro, pardon Annem
  • AP BELGESİ
  • Seçim Neleri Yaşatacak
  • Rum-Yunan danışıklı dövüşü
  • CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
  • IS THERE A SHADOW HANGING OVER CYPRUS MEMBERSHIP?
  • Diplomatik maçın ilk yarı skoru : UK=2, CY=0
  • Azerbaycan’dan direk uçuş
  • AB ile Ankara Anlaşması Ek Protokol’nun genişletilmesi krizi hâlâ aşılamadı
  • Mali Yardım tüzüğünü bileniniz var mı?

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail