• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

EROĞLU-TALAT İŞBİRLİĞİ

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Kıbrıs Rum cumhurbaşkanı Hristofyas uzun müddettir müzakereleri çıkmaza sokmaya ve bunun da sorumluluğunu Cumhurbaşkanı Talat’ın sırtına yüklemenin temel hazırlıklarını yapıyordu.

Önceleri müzakereleri sulandırmak için “Talat haftada iki kez görüşme istiyor, benim vaktim yok” deyip sabote etmek yolunu seçti ama tutturamadı.

Sonra Talat’ın ısrarlı tutumunu ve ard arda gelen önerilerini görünce “Talat BM parametrelerinin dışına çıkıyor ve Konfederasyon istiyor” demeye başladı.

Arkasından, baktı gördü bunda da pek inandırıcı olamıyor, bu defa da “Çözüm Türkiye’nin elinde. Türkiye isterse adada çözüm hemen gerçekleşir” iddiasını ortaya attı ve Türkiye’yi hedef göstermeye başladı.

Hristofyas’ın bu son uygulamasına, sözcüsü Stefanu, Dışişleri Bakanı Kiprianu, Meclis Başkanı Karoyan ve Nasyonal Sosyalist (NAZİ) çizgisinde olan hükümetin küçük ortağı EDEK’in başkanı Omiru’dan oluşan koro da katıldı.  Ayrı ayrı yer ve toplantılarda aynı ithamları dile getirmeye başladılar.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Gül’ün açıklamaları ve adada sürdürülen müzakerelere destek verdiklerini resmen belirtmeleri, Hristofyas ve avenesinin (ortaklarının) bu son girişimini de iyice gölgede bıraktı.

Rum Yönetimi başkanının müzakereler sürecinde, Türk tarafını suçlama girişimlerinin inandırıcı olmaması ve Türk tarafında suçlanacak birilerinin bulanamamasından dolayı “Türkleri suçlama senaryosu” tam da kötüye gidiyorken, KKTC’de yapılan 19 Nisan Milletvekili seçimleri imdadına yetişti.

Pazar günü yapılan seçimler, müzakereler kendileri tarafından çıkmaza sokulduktan sonra Türk tarafında suçlayabilecekleri yeni bir aktörü daha çıkardı piyasaya, Ulusal Birlik Partisini.

Yapılan seçimlerde 26 Milletvekili çıkararak kurulacak hükümetin alternatifsiz adayı durumuna yükselen UBP, suçlanabilecek en ideal hedef oldu.

Vur abalıya misali, Hristofyas daha 20 Nisan Pazartesi sabahını bile beklemeden seçim gününün gecesinde ağabeylerinin senaryosunu uygulamaya koydu ve televizyon kanallarına verdiği demeçlerle, hemen ve derhal çoğunluğu elde eden UBP hükümetinin müzakereleri çıkmaza sokacağından bahsetmeye başladı.

Niyeti de, Talat ile Eroğlu’nu daha işin başında kapıştırmak ve tereyağından kıl çeker gibi aradan çıkarak müzakerelerin devamının tehlikeye girmesini zevkle seyretmek, sonra da ağız dolusu suçlama ile UBP’yi müzakereleri kopartmakla suçlamak.

Hedefi de aynen Glafkos Klerides’in “İfadem” adlı 4 ciltlik kitabında yazdığı gibi “Yıllarca masaya oturduk ama anlaşma niyetimiz yoktu. Hiçbir anlaşmaya da imza atmadan laf ola görüşmeleri sürdürdük ve sonunda da Türkleri anlaşmazlıkla suçladık” şeklinde davranmak ve müzakereleri kabul edilemez öneriler sunarak çıkmaza sokmaktı.

Korku miskinmiş derler ya, aynen öyle de oldu.

Hristrofyas, tüm suçlamaları sırtına yıkacağı bu yeni hedefi bulmanın sevinci ile ellerini ovuştururken aniden seçimlerin ertesi günü UBP Genel Başkanı Dr. Eroğlu’ndan tüm hayallerini yıkan bir açıklama geldi.

“Talat ile müzakerelere aynen devam edeceğiz” diyen Eroğlu, Hristofyas’ı ve haftalardır “uluslar arası camianın ve özellikle AB’nin ve ABD’nin; müzakerelerin başarısızlığa uğramasını istemiyorlarsa, uzlaşmazlığının aşılması amacıyla Türkiye’ye baskı yapmalarının şimdi tam zamanıdır” diyen Rum siyasileri düş kırıklığına uğrattı.

Dün gerçekleştirilen Eroğlu-Talat görüşmesinden sonra yapılan, “Her ikimiz de parti başkanlığından gelen yöneticileriz, netice itibarıyla ikimiz de ülke sorunlarını çözmek için bu görevlerdeyiz. Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak uyumlu bir dönem geçireceğiz” açıklaması ise Rumları iyice yıktı ve UBP’yi müzakereleri çıkmaza sokmakla suçlamak senaryolarına da darbe vurdu.

Aslında bu aşamada sorgulanması gereken UBP değil, Hristofyas’ın müzakereler sürecindeki tutumu olmalı.

Müzakerelere fiilen müdahil olan BM ve her zaman hariçten Rumların lehine gazel okuyan AB, UBP’nin çözüme destek olup olmayacağını sorgulamak ve üzerinde fikirler yürütmek yerine bu güne kadar Hristofyas’ın, Kıbrıs sorununun çözümüne ne tür engeller çıkardığını araştırması gerekmektedir.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • 22 TEMMUZ SEÇİMLERİNDE NE DEĞİŞECEK
  • AP üyesi K. Resetarits “Rumlar Yalancı”
  • Eroğlu ve Anastasiadis
  • YENİÇERİ OCAĞI VE SENDİKALAR
  • Rusya ve Kıbrıs konusu
  • Tayvan gerçeğini biliyormuyuz Bence Tayvan Modelini hedeflemeli ve Tayvan gibi olmaya çalışmalıyız
  • TEK HALK GERÇEĞİ
  • Aklının bir köşesinde Tayvan modeli olan Briza, 4 hafta sonra resmen Kıbrıs’ta
  • DEROGASYONLAR VE MÜLKİYET KONUSU
  • The shame of the EU: exclusion of KKTC universities from the Bologna Process

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail