• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

Direk Ticaret Tüzüğü

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Komiser Stefan Fule’nin, kısa süre önce yürürlüğe giren Lizbon Anlaşması’nın beklemede olan önerileri omnibüs prosedürü temelinde AP’ye sunma olanağı tanıyan maddesine göre, KKTC hava ve deniz limanları üzerinden AB ile doğrudan ticaret yapılmasını öngören “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nü AP Uluslararası Ticaret Komitesi’ne sunması, gerek Kıbrıs Türk tarafında gerekse de Kıbrıs Rum tarafındaki gündeme bomba gibi düştü.

Tüzüğün işlerlik kazanabilmesi için önce Komite’de onaylanması arkasından Avrupa Parlamentosunda sonra da Devlet Başkanları Konseyinde de onaylanması gerekiyor.

Papadopulos kendi döneminde Lüksemburg Uzlaşısı’na atıfta bulunmuş ve “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nün onaylanması prosedürün dondurulması için (ortakların) rızasını sağlamayı başararak tüzüğün komiteye gönderilmesini önlemişti.

Tüzüğün, KKTC’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarış başlamışken ve KKTC’nin varlığının devam ettirilmesi ilkesi ile Egemenliğin paylaşılamayacağı savını yürüten Cumhurbaşkanlığı adayı Eroğlu’nun, kendine en yakın takipçisi Talat’a neredeyse yüzde ondört gibi büyük bir fark attığı bir dönemde komiteye sunulması yanıltıcı olduğu kadar biraz da kafa karıştırıcı.

Lizbon Anlaşmasındaki “Nitelikli Oylama” yöntemi, Birliğe üye ufak ülkelerin Birliği kendi çıkarları doğrultusunda kullanmasını engelliyor. Nitelikli Oylama’nın özelliği Konseyde bir kararın kabulü için üye ülke sayısının %55’nin olumlu oyu yani 15 “Evet” oyu ile birlikte bu 15 evetçi ülkenin toplam nüfusunun da AB nüfusunun %65’den yani yaklaşık 325 milyondan fazla olmasını şart koşuyor olması.

Kıbrıs Rum Hükümeti’nin sürecin sonunda Konseydeki “Nitelikli Oylama” nedeni ile Fule’nin bu girişimini daha başlangıçta baltalamak ve durdurabilmek için her yolu deneyeceği kesin. Rumlar, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” ile ilgili hazırlanacak rapora olumsuz oy verilmesi veya Rum çıkarlarına karşı olan maddelerde değişiklik yapılmasını sağlamak amacıyla önce komisyonda sonra da Avrupa Parlamentosu’nda her olanağı kullanarak çirkin girişimlerde bulunmaktan hiç çekinmeyecekler.

İlk atacakları adım, AB Hukuk Dairesi’nin görevli Rum ve Yunanlı hukukçuların baskısı ile 2004 yazında verdiği Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün “Uluslar Arası Hukuk’a uygun olmadığı” bilirkişi görüşünü masaya koyup, daha konu tartışılmaya açılmadan reddedilmesini sağlamak yönünde olacak.

Birinci adım başarılı olmazsa, atacakları ikinci adım da aynen Mali Yardım Tüzüğünde olduğu gibi KKTC hava ve deniz limanları üzerinden AB ile Doğrudan Ticaret yapılmasını Rum tarafının iznine bağlamaya çalışmak olacak.

Aslında Fule’nin bu girişiminin perde arkasında Talat ile Hristofyas’ın sürdürdüğü görüşmelerin başarısız olduğu yatmakta.

AB kendi değerlendirmelerine göre, müzakerelerin bir çıkmaza doğru gittiğini ve Rumların da Kıbrıs konusunu öne sürerek Türkiye-AB ilişkilerini zehirlemekte olduklarını saptamış durumda.

Direk Ticaret Tüzüğünün Konseyde onaylanması, zincirleme reaksiyon gibi önce Türkiye’nin hava ve deniz limanlarının Rum bayraklı ticari taşıtlara açılmasını getirecek, bunun sonucunda da Gümrük Birliğini bahane ederek Rumların öncülüğü ile Türkiye-AB katılım müzakerelerinde dondurulan sekiz başlığın açılması gelecek.

Bir başka gerçekte AB’nin, 2004 yılından günümüze Kıbrıslı Türklerin nazarında kaybettikleri güveni, inancı ve prestiji de Talat ile geri alamayacaklarının farkına varmış olmaları. Halkın büyük çoğunluğunun Eroğlu’nu benimsemesi nedeni ile de bugünkü fiili durumu biraz daha pekiştirip, Eroğlu ile ilişkileri geliştirerek KKTC halkını kazanmayı hedeflemeleri. Zaten kafa karıştıran kısım da burası. Aynen ÖRP’nin, misyonunu tamamlayınca gözden çıkarılıp bir kenara atıldığı gibi.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Hrisostomos, Kare Papaz peşinde
  • AB’nin eli sanıldığı kadar kuvvetli değil.
  • YAKOVU’NUN DENEMESİ
  • Presidential elections: headscarf vs. democracy
  • Annan Planı kabul edilseydi şimdiye kadar neler olmuştu
  • ARAFAT SONRASI FİLİSTİN
  • YENİÇERİ OCAĞI VE SENDİKALAR
  • Is the KKTC a pseudo state
  • AB'de Doğrudan Ticaret Savaşı
  • De Soto’da ve Doros Theodoru’da aynı fikirde : “Rumlar çözümden yana değil”

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail