• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

BİR SAHTEKARIN HAYALİ SENARYOSU

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Dün yerel gazetelerde ve internetin saygın gazetelerinde, Türkiye’de yaşayan ve bazı TV dizilerinde yer alan bir sanatçının “1974 Mutlu Barış Harekatı” ile ilgili açıklamalarını okuyunca beni gülme tutmuştu.

Arkadaş, önce elleri bağlı bir düşman askerini alnından vurmuş, sonra da komutanı her gün ona vurması için esir getirmiş.

Hatırlarsanız, bir evvelki yazımda “İnananın da” diye bir yerel deyimden bahsetmiştim. Bu hayali senaryo için de, bu deyim aynen geçerli.

Türk Ordusunda “Cellat” diye bir makam yok. Öyle olsaydı, ne Barış Harekatında, ne de Kandil dağlarındaki çatışmalar sonrasında esirlerle geri dönülürdü. Çağırırlardı cellatları ve hepsi de, söz konusu sahtekarın anlattığı gibi, esirleri alınlarından vururdu.

Belli ki bu arkadaş ne savaşa katılmış, ne çarpışmış, ne de eline silah almış. Anlattıklarının 1974 Mutlu Barış harekatında yaşananlar ile yakından uzaktan ilgisi yok.

Serde araştırmacılık var ya!.

Bu kişinin sözlerinin doğruluğunun teyidini almak için hemen başladım araştırmaya.

Bu adam askerlik yaptı mı?

Yaptıysa, nerede yaptı?

Barış Harekatına katıldı mı? Hangi bölük, hangi birlik, ne vakit nereye çıktı, nerede savaştı? Gazi mi, Gazilik Beratı ve Madalyası aldı mı?

Araştırma sonunda edindiğim bilgiler benim için hiçte sürpriz olmadı. Anlattıklarının Barış Harekatı ile ilgisi olmadığından beni gülme tuttu demiştim ya, aynen çıktı.

Söz konusu sanatçının anlattıkları tam bir hayali senaryo.

Zaten kendisi de sonradan, anlattıklarım bir senaryoydu dedi ama, ok bir kere yayadan çıkmış, akıllarda soru işareti bırakmış, Türkiye’yi ve Türk Ordusunu da zan altına sokmuştu.

Bu kişi Barış Harekatına katılan birisi değil.

Adaya ayak basan hiçbir dalgada adı yok.

Benim ulaşabildiğim 1974 Barış Harekatı Gazileri listesinde de adı yok.

Her Barış Harekatı Gazisine verilen Berat’ı ve Madalyayı alacak bir görev de yapmamış, böylesi bir onura layık görülmemiş.

1.ci ve 2.ci Barış Harekatı arasında, yani 23 Temmuz-14 Ağustos 1974 tarihleri arasında,  20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen 1.ci Barış Harekatında şehit olan Kıbrıs Türk Alayı’nın (TURDIK) kahraman mensupları yerine gönderilenlerin arasında adaya gelmiş.

O dönemde TURDIK’de görev yapan göz şahitlerinin anlatımına göre, bu kişinin gösterdiği olağan dışı korkaklıktan dolayı kendisine silah atış talimi bile yaptırılamamış ve bu nedenle de her hangi bir silah zimmetlenmemiş. Gece yalnız kalmaktan korktuğu için nöbetlere de konulamamış ve son çare olarak karargaha alınarak kafeteryada görevlendirilmiş. Görevi de sabah akşam patates soymak olmuş.

1.ci Barış Harekatı sonrasında 1974 Mutlu Barış Harekatını gerçekleştiren Kolordu tüm birlikleri ve teçhizatı ile aday çıkıp gerekli stratejik mevkileri tuttuğundan ve de 2.ci Barış harekatını da gerçekleştirdiğinden, Kıbrıs Türk Alayı’nın görevi, bulunduğu bölgenin savunması yapmak, stratejik mevkileri tutmak ve bölgedeki Mücahitlere ateş, lojistik, stratejik ve sağlık desteği vermek olmuştu.

Yani bu sanatçımız, sıcak savaşa, herhangi bir çatışmaya bile katılmamış.

Eline silah bile verilmemiş. Sadece patates ayıklama bıçağı verilmiş. Hem bir de önlük, üzeri kirlenmesin diye.

Geceleri korku krizi geçirip, sürekli ağladığı için de 1974 yılının Eylül ayı içinde Türkiye’ye geri gönderilmiş. Adada kalış günlerinin toplamı da bir aydan fazla değil.

İşte bu sahtekarın hikayesi aynen böyle.

Söylediklerinin hiç birinde doğruluk payı yok.

Göz şahitleri, olayın büyümesi durumunda, sözlerinin doğrulu konusunda Mahkemede şahadet vermeye ve belge sunmaya hazır olduklarını da bir infial içinde  belirtmişlerdir.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • KIBRIS’TA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÇÖZÜME HANGİSİ EVET DİYECEK?
  • Türkiye’nin AB ile Rumları tanıma(ma) protokol görüşmeleri 2 Mart’ta Brüksel’de başlıyor
  • Rumlar 63’de silahla saldırmışlardı şimdi gene saldırıyorlar
  • Richard Armitage-Annan ve Kıbrıs
  • İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi ne kadar güvenilir
  • GÜL HOCA VE AHMET TERALI
  • TÜRK MALLARINA SALDIRI
  • Türk Hava Sahası ve Eurokontrol
  • Fransa’nın görülmemiş bahane politikası
  • Limasol’da açılacak olan Türk okulu mu yoksa Türkler ve Çingeneler için açılacak ortak bir okul mu?

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail