• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

BATININ KKTC YANLIŞI

Yorumlara atla
Köşe Yazılarım

Güney Osetya ve Abhazya’nın Rusya’ya yaptığı başvurunun Rus parlamentosunun alt kanadı Duma ve üst kanadı Federasyon Konseyi’nde kabul edilmesi ve Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in, Gürcistan’ın topraklarını üçe bölen kritik kararı imzalayarak Moskova’nın Güney Osetya ile Abhazya’nın bağımsızlıklarını tanıdığını ilan etmesi ile Uluslararası Hukuk ve Uluslar arası diplomasi yeni bir döneme girdi.

Medvedev’in “Bu konuda artık bizim de bir karar almamız gerekiyor. İlgili bütün uluslararası hukuku göz önünde bulundurarak bu cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını tanıyoruz. Rusya Devlet Başkanı olarak iki oluşumun Rusya tarafından bağımsız ve egemen devlet olarak tanınması kararnamesini imzalıyorum. Dünyayı Rusya kararını desteklemeye davet ediyorum.“ demesi ve sözlerini “İnsanların hayatını kurtarmanın tek yönteminin bu olduğunu düşünerek diğer devletlerin de bu konuda Rusya’yı örnek alarak hareket etmesini istiyoruz” cümlesi ile bitirmesi, KKTC’nin konumunu güçlü duruma, yıllardır acımasızca uygulanan izolasyonları da şaibe altına soktu.

Artık Kıbrıs konusu, toplumlararası görüşmelerin başladığı 1968 yılından düne kadar geldiği süreçten ve altında Rusya’nın da imzasının bulunduğu BM Güvenlik Konseyinin Kıbrıs ile ilgili tek taraflı aldığı 70 adet kararın içeriğinden dışarı çıkıverdi aniden.

Bütün tılsım bozuldu.

Dün Kıbrıs konusunun bulunduğu konum ile bu günkü konumu arasında dağlar kadar fark var artık. Zaten Kosova’nın bağımsızlığı ve ABD ile AB’nin bu konudaki tek yanlı tutumu, Kıbrıs sorununun çözümünde kafalarda soru işaretleri yaratmış, KKTC’ye ileride kullanabileceği bir koz vermişti. Şimdi Medvedev’in söylediği yukarıdaki cümleler, Kıbrıs sorununu sonlandırmak için aranılan çözüm şeklini kökünden değiştirebilecek güçte.

Abhazya ve Osetya’daki ayrılıktan sonra Batı, “Biz niye Kıbrıs’ta iki halkı zorla birleştirmeye çalışıyoruz” diye kendisini sorgulaması gerekmektedir.

Rusya’nın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçilik Maslahatgüzarı Aleksander Sierbakov, Ortodoks ortakları olan Rumları gücendirmemek ve huylandırmamak için 14 Ağustos günü yazdığım “Osetya-Rusya, KKTC-Türkiye benzeşmesi” adlı yazım üstüne hemen ertesi gün yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Güney Osetya’ya müdahalesinin yasal olduğunu, bu müdahaleyi; uluslararası anlaşmalar ve yükümlülüklerine dayanarak yaptığını ancak 1974’te Kıbrıs’ta olanlar ile şu anda Güney Osetya’da yaşananlar arasında hiçbir paralellik bulunmadığını” ısrarla vurgulamasına rağmen, iki kamaralı Rusya Parlamentosunun aldığı tanıma kararı ile bu benzeşme iyice belirginleşti.

Rus’ların, Abhaz’ların ve Oset’lerin artık bu benzeşmeyi inkâr etmek veya hedef yanıltmak gibi bir seçenekleri de olamayacak çünkü artık her köşede, her dönemeçte önlerine KKTC çıkacak veya daha doğrusu önlerine KKTC konacak.

Veya KKTC kendisine yıllarca  haksızca yaşatılan izolasyonlardan kurtulmak için Abhazya’yı ve Güney Osetya’yı örnek gösterip, masaya koyacak.

1964’den beridir Kıbrıs’ta iki halkın varlığını görmemezlikten gelen ve Kıbrıslı Türklere asla self determinasyon hakkı veya kendini yönetme hakkını tanımak dahi istemeyen Batı, şimdi gerçeklerle yüzleşmiş oldu.

Güney Osetya’nın ve Abhazya’nın ne kadar kendini idare etmek hakkı varsa, Kosova’nın da ne kadar bağımsızlık hakkı varsa, KKTC’nin de o kadar kendini yönetmek hakkı var ve bir o kadar da bağımsızlık hakkı var.

Her ne kadar Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlık ilanının Rusya tarafından tanınması ile Türkiye’nin zora girdiği söyleniyorsa da bu iddianın geçerli hiçbir tarafı yok. Tam tersine, Türkiye’nin Kosova’yı tanımakla son derece doğru bir karar aldığını ve Rusya’nın da Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra KKTC’yi örnek göstererek Batıya hesap sormasının, Türkiye’nin KKTC konusunda yürüttüğü siyasetin ne kadar doğru olduğunu ortaya koymaktadır.

İddiaların tam tersine, Kıbrıs konusunda, KKTC konusunda artık Türkiye’nin eli çok güçlü. Her an ve her zaman masaya, Rumların Türklere saldırdığı zaman Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanıp 1974’de Kıbrıs’a müdahale etmesi ile Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırması sonrası Rusya’nın garantörlük hakkını kullanıp askeri müdahalede bulunmasını koyabilir. Rusya’nın Duma’da ve Federasyon Konseyinde Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıdıktan sonra olası uluslararası tanınmışlık istemesini, aynı mantıkla KKTC’ye de uygulanmasını isteyebilir.

Güney Osetya’nın ve Abhazya’nın bağımsızlığı ile ilgili olarak BM Güvenlik Konseyi, KKTC’nin ilanından hemen sonra yemeden içmeden ve aradan daha 3 gün bile geçmeden aldığı 541 No.lu karar benzeri bir karar almazsa, Türkiye’nin hemen BM’ye ve Güvenlik Konseyine başvurarak bu kararın kaldırılmasını istemesi ve geçersiz olduğunun ısrarla üzerinde durması gerekmektedir.

Güvenlik Konseyi ve AB Komisyonu, KKTC’ye yıllardır uygulanan ambargolar misali Güney Osetya ve Abhazya’ya da her hangi bir şekilde izolasyon uygulanması kararı almazlarsa, Türkiye’nin ve KKTC’nin de BM’ye, BM Güvenlik Konseyine ve ABAD’a başvurup, izolasyonların haksızlığını ortaya koyup, bunların kaldırılmasını talep etmelidir.

Güney Osetya ve Abhazya’ya futbol takımlarının her hangi bir nedenle dahi olsa yabancı takımlarla maç yapmaları durumunda FIFA’nın tek yanlı uygulama yaptığı gerekçesi ile KKTC’nin hakkını araması, FIFA’yı da dava etmesi gerekmektedir.

Batı’nın 1963’de Kıbrıs’lı Türklerle ve 1983’de de KKTC ile ilgili büyük hatalar yaptığı ve yanlış kararlar aldığı, Abhazya ve Güney Osetya gerçeği ile ortaya çıktı.

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • KKTC’de hiçbir zaman AB Bürosu açılmayacak
  • RUMLAR SAYGINLIK MİRASLARINI YİYİP BİTİRDİLER
  • TALAT’IN ÖNERİLERİ
  • KİM KKTC’Yİ İDAM EDEBİLİR Kİ
  • Dış Rumlar 14.cü Konferansı adeta bana konuştu
  • 9 tane Cumhur başkanı adayı yerine adaylar 99 tane de olabilirdi
  • TURKEY: AT THE CROSSROADS OF EURASIA
  • İnönü, Erdoğan ve Yunanistan
  • RUM TARAFI ÇÖZÜME HAZIR MI
  • Papadopulos, Erdoğan ile görüşebilmek için Kıbrıs sorununun kökenlerini 2 gruba ayırdı

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail