• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Eylül 2010
    • Ağustos 2010
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007

Akademik Periskoptan Kıbrıs

Yorumlara atla
Türkçe Bildiriler
AKADEMİK PERİSKOPTAN
KIBRIS

Prof. Dr. ATA ATUN

KIBRIS

Akdeniz’in, Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük adasıdır.
Türkiye’ye 71, Rodos’a 400, Girit’e 800 ve İngiltere’ye 3,200 km. uzaklıktadır.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası
Ortaklık kavramı
Eşit egemenlik
Devlet yapısı
Belediyeler
Temsilciler Meclisi ve Cemaat Meclisi
Garanti Anlaşması Madde 4
Bu andlaşmanın hükümlerine bir riayetsizlik halinde, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, bu hükümlere riayeti sağlamak için gereken teşebbüsler veya tedbirler hakkında birbirleri ile istişare etmeyi taahhüt eder.
Ortaklaşa veya anlaşarak hareket olanaklı olmadığı takdirde, garanti veren üç devletten her biri, bu andlaşma ile ihdas edilen nizamı tekrar kurmak münhasır maksadı ile harekete geçmek hakkını muhafaza eder.
1961 – Cumhuriyeti yıkma çalışmaları
AKRİTAS PLANI
Baş Mimarlar :
Makarios, Yorgacis ve Papadopulos.
Hedef :
Kıbrıs Yunan Cumhuriyeti’ni kurmak
Uygulamaya geçiş – 21 Aralık 1963
Toplumlararası çatışmaların başlatılması
Katliamlar
103 köyün boşaltılması
%3 toprak parçası üzerindeki “Getto”lar
1963-1974 dönemi
Rum tarafı
Grivas’ın görevlendirilmesi
RMMO’nun milisten düzenli birliğe geçirilmesi
Yunan alayı,
Yunan Komando taburu ve piyade taburu
15 Temmuz Darbesi
Sampson Hükümeti
(Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin ilanı)
1963-1974 dönemi
Türk tarafı
İşsizlik
Ekonomik ambargo
Mülkiyet kısıtlaması
Dolaşım kısıtlaması
Türkiye’nin Kıbrıs’lı Türklere yıllardır verdiği desteğini arttırarak devam ettirmesi.
a) Maaşlar b) Gıda c) İstihdam d) Eğitim
e) Subay f) Silah
1974 Barış Harekatı
Türkiye’nin Garanti Antlaşmasındaki 4.cü maddedeki haklarını kullanması.
West Point’de okutulacak kadar mükkemmel hazırlanmış ve deniz aşırı operasyonlara örnek olmuş bir askeri harekat.
Anavatanla kucaklaşmamız.
Özgürlüğümüzü elde etmemiz.
Kimliğimize sahip çıkmamız.
Devletimizi kurmamız.
1974 Barış harekatı
Köyleri teslim almak görevi.
Kaplıca’da küçük bir Rum kızı bana “Esi ine bello Turko” Sen deli bir Türksün diye hitap etti.

1974 Barış Harekatı aleyhine Yunanistan’da açılan dava
1976 yılı Aralık ayında bir Yunanlı, mahkemeye başvurarak, 22 Temmuz 1974′de Lefkoşa üzerinde uçarken, Güney Kıbrıs’lılar’ın açtıkları ateş sonucu düşüp parçalanan Yunan Delta nakliye uçağının içinde bulunan ve ölen oğlu için tazminat talebinde bulundu
Yunan Mahkemesi kararı
Bu belge, Yunan yargı organları tarafından alınmış, “Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a müdahalesi yasaldır, suç Yunan subaylarına aittir” şeklindeki bir mahkeme kararıdır.
Yunan Temyiz Mahkemesi’nin, 21 Mart 1979 tarih ve 2658/79 sayılı bu kararının, o dönem Başbakan olan Konstantin Karamanlis, “Yunanistan aleyhine kullanılabilir” gerekçesiyle kamuoyuna duyurulmasını yasaklamıştı. Bu yasaklamadan sonra dava dosyaları “çok gizli” kaydıyla kasaya konuldu.

KIBRIS GERÇEKLERİ
Tüm Kıbrıs 9282 kilometrekaredir. Bu alanın;
% 35.04’ünde (3355 km2) KKTC,
% 59.56’sında (5509 km2) GKRY egemendir.
% 2.64’ü BM denetimindeki Ara Bölge,
% 2.76’sı ise İngiliz Üsleri’nden oluşmaktadır
(Ağrotur ve Dikelya’da iki İngiliz üssü bulunmakta olup, İngiltere bu alanı AB’ye girerken AB statüsü dışında tutmuştur ve ABD de bu üslerden yararlanmaktadır.)
KKTC GKRY
Nüfus/Pop 215.790 730,400
Artış hızı/Inc % 1.1 % 0.59
Din/Rel % 99 İslam % 95 Ortodoks
GSMH/NGIC 1.6 Myr $ 12.9 Myr $
KBMG/ICPC 7,350 $ 19,202 $
Enflasyon/Inf % 5 % 4
Büyüme/Devel % 15.4 % 2
İşsizlik/Jobless % 1-1.5 % 4.5-5
Turizm (kişi)/pers 469,000 2,500,000
(gelir)/inco 178 Myn $ 2 Myr $
Eğitim/Edu 5 Üniv-30,000 öğr. yok
Silahlanma/Arm GSMH %4-5
Yerleşik iddiaları 100,000 230,000 settlers
Rum tarafındaki Yerleşikler
Pontus Rumları/ Pontii : 60,000 -70,000 – Eski SSCB vatandaşları : 30,000
Ex USSR citizens – Lübnan’lı Hristiyanlar : 15,000 -20,000
Christians from Lebanon – Yunanistan’dan göç edenler : 100,000
Immigrants from Greece – İltica eden Kürtler : 2,500-3,000
Kurdish immigrants – İltica eden 3.cü ülke vatandaşları : 9,500
3rd Country immigrants
GKRY’nin AB üyeliğinin aslında ekonomik bir gerekçesi bulunmamak-tadır. 730 bin nüfusu ile, 455 milyonluk AB’nin Malta ve Lüksemburg’dan sonra 3. küçük üyesidir. Ancak, 1 Mayıs 2004’te AB’ye katılan 10 yeni üye içinde kişi başı geliri en yüksek olan ülkedir. Bununla birlikte, % 70.9 ile en fazla kamu borcuna sahip üyedir.
En büyük payın Ruslara ait olduğu 30 binin üzerindeki Off Shore şirket ve 30 civarındaki Off Shore banka, GKRY ekonomisi için özellikle AB üyeliğine kadar olan dönemde önemli bir kaynak olmuştur.
KIBRIS’ın STRATEJİK ÖNEMİ
Doğu Akdeniz, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının merkezindeki oldukça geniş ve önemli bir coğrafyayı; Kıbrıs Adası ise, Doğu Akdeniz’i siyasi, ekonomik ve güvenlik açılarından kontrol edebilecek bir konuma sahiptir.
Kıbrıs adasının stratejik önemini Osmanlılardan sonra ilk farkeden İngilizler olmuştur.
1847 yılında B. Disraeli [1], tarafından yazılan ‘Tancred’ isimli eserde, Kitap IV, Bölüm I’de bulunan kehanet şöyledir.
“Kıbrıs’ın tasarrufu, İngiltere’ye, Akdeniz içinde hakimiyet etkisi sağlayacaktır ve Doğu Akdeniz’in gelecekteki kaderini onun ellerine teslim edecektir.”
B. Disraeli : Doğumu, 21.12.1804, ölümü, 19.04.1881. Beaconsfield Kontu İki kez Başbakanlığa gelen (1868, 1874-1880) İngiliz Devlet adamı ve romancı.
Stratejik konumu, Kıbrıs’ı, uluslararası sistemde liderliğe oynayan her güç merkezi için ihmal edilemez bir alan haline getirmiştir. Bu bağlamda, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs; Cebelitarık, Süveyş ve Karadeniz üzerinden işleyen deniz ticaretini, ayrıca Ortadoğu ve Hazar Bölgesi enerji merkezlerini ve bu merkezlere ilişkin boru hatlarını kontrol eden konumu ile bölgede hakimiyet sağlamak için yapılan mücadelenin merkezinde yer almaktadır.
Ayrıca, gelecek dönemlerde bölgede giderek büyüyen bir sorun halini alacak olan su sorununun çözümüne yönelik olarak gündeme gelebilecek su merkezleri ile taşıma yolları da, Ada’nın kontrol alanında olacaktır.
Kıbrıs’ın, Kafkasya-Afganistan-Körfez-Doğu Akdeniz dörtgeninde ABD ve AB için stratejik konumunu ortaya koyan, dolayısıyla Batı çıkarları açısından denetim altında bulunmasını gerektiren unsurlar, şöyle sıralanabilecektir:
-Orta Doğu petrol ve kriz bölgelerine uçak, füze gönderilmesi ve ikmal olanaklarının sağlanmasında, İngiltere’nin Kıbrıs’ta Ağrotur ve Dikelya’da bulunan üsleri stratejik öneme sahiptir.
-Orta Doğu ve Doğu Akdeniz hava sahası buradan denetlenebilmektedir.
-Süveyş Kanalı da, üslerin denetim sınırları içindedir.
-Bölgeden gelecekte Akdeniz’e ulaşacak petrol ve doğalgaz boru hatlarının denetimi de Ada’dan yapılabilecektir.
-İsrail’in güvenliği için Kıbrıs’taki üsler büyük önem taşımaktadır
-Son yıllarda yapılan araştırmalarda, Kıbrıs çevresinde önemli petrol yataklarının bulunduğu bildirilmektedir.
-Doğu Akdeniz, ticari mal ve petrol ulaşımı bakımından, hem Orta Doğu’nun hem de Asya’nın Batı’ya açılan kapısı durumundadır.
ABD’nin, Ağrotur ve Dikelya’daki İngiliz üslerinden yararlanma imkanları ve bu üslerin 1960 sistemi ile belirlenen statüsünün AB dışında tutulmuş olması, Balkanlar ve Irak başta olmak üzere bir çok konuda ihtilaf yaşamış olan ABD ve AB arasında Kıbrıs konusunda mutabakat bulunmasının başlıca nedenlerinden birini oluşturmaktadır. ABD, İngiliz üslerini AB karışmaksızın kullanabildiği için Kıbrıs üzerinde AB ile çatışma noktasında bulunmamaktadır.
GKRY’nin Ulusal Politikası ve Hedefleri
GKRY’nin küresel ve bölgesel güç olma hedef ve potansiyeli yoktur. Ancak Türkiye’ye yönelik ulusal siyaset ve stratejileri, bir çok alanda AB ile örtüşmektedir. Yunan-Rum ulusal politikasının temelinde Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı (Enosis) bulunmaktadır.
Kıbrıs sorununu, AB’nin hukuk platformuna çekerek, Türkiye tarafından “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” meşru temsilcisi olarak tanınmak suretiyle çözmek,
AB’yi ve BM Güvenlik Konseyi’nin üyelerini çözüm girişimlerinin içine aktör olarak dahil etmek,
Ada’daki Türklerin “Kıbrıs Cumhuriyeti” içinde koruma altına alınmış azınlık statüsüne indirgenmesi,
Kıbrıs konusundaki taleplerini, AB ile müzakere sürecinde Türkiye’yi baskı altına alarak ve VETO tehditleri yoluyla karşılamak,
KKTC’ye uygulanan uluslararası tecridin sürdürülmesi,
2006 yılında Türkiye’nin liman (31 Mart) ve havaalanlarını (30 Eylül) Rumlara açmasını, Ek Protokol’ün onay ve uygulanmasını sağlamak,
Çözüm arayışlarında ise, BM Genel Sekreteri’nin hakemliğine ve çözümün takvime bağlanmasına karşı çıkılmakta;
-Türk askerinin Ada’dan çekilmesi,
-Türkiye’nin etkin garantisinin kaldırılması,
-Türklere bırakılacak toprak oranının mümkün olduğunca azaltılması,
Serbest dolaşım, mülk edinme ve yerleşme özgürlüğü sağlanması, “iki kesimlilik” ilkesinin devre dışı bırakılması ve
- Türkiye’den KKTC’ye giden göçmenlerin dönmelerinin sağlanması, gibi şartlarda ısrarlı olmaktadır.
Adil ve kalıcı bir çözüm oluncaya dek KKTC’nin devlet varlığının korunması,
Çözüm olası olmadığı takdirde KKTC’nin tanıtılmasına ağırlık vermek,
KKTC’ye uygulanan tecridin kaldırılmasını ve dünyayla bütünleşmesini sağlamak
Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümde;
İki kesimlilik,
KKTC Vatandaşlarının tümünün adada kalması
Tarafların siyasi eşitliği
K. Türk Devletinin kendi egemenliği,
Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamını sağlamak.
Türk askerinin adada kalması
Adada çözümü güçleştiren Unsurlar
GKRY’nin Türkiye dışında uluslararası alanda “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin
devamı olarak tanınması, BM Güvenlik Konseyi’nin AİHM içtihatlarına da yansıyan kararları
GKRY’nin uluslararası hukuka aykırı ve tek yanlı olarak AB’ye üye kabul
edilmesi, böylece Türkiye’nin üyelik
sürecinde belirleyici konuma gelmesi,
Türkiye’nin AB için aşırı istekli tutumundan yararlanarak, Kıbrıs konusunun bir koz olarak kullanılması, bu durumun AB belgelerine yansıtılarak koşul haline dönüştürülmesi,
KKTC’ye izolasyonların devam etmesi, Bu bağlamda, GKRY’nin çözüm masasına oturmaya ihtiyaç duymaması, Türkiye’nin müzakere sürecinde ve AB hukuku çerçeve sinde daha fazla taviz sağlayabileceğine inanması,
Rumların faşizme varan ırkçı, aşırı milliyetçi ve Türklerle ortak bir yaşamı reddeden tutumları,
Rum Ortodoks Kilisesi’nin rolü,
Papadopulos faktörü ve Rum kamu oyunun 24 Nisan Referandumu’nda da sergilediği güçlü destek
Rumların Türk tarafı aleyhinde uluslararası hukuk ve propagandadan azami istifade etmesi.
Çok sayıda uluslararası aktörün devrede olması, Rum tezleri doğrultusunda çözüm için KKTC’de psikolojik harekat yürütülmesi.
Türk Kamuoyunu Milli Davadan uzaklaştırma girişimleri
Basın (Media)
Siyasi çevreler (Politicians)
Sivil Toplu örgütleri (NGO’s)
Psikolojik Savaş (Cold war)
Türkler Uzlaşmaz mı?
24 Nisan referandumu
1977 – 1979 Doruk anlaşması
1992 Gali Fikirler dizisi
Mart 2003 Lahey görüşmesi
Rumların AB içindeki pozisyonu
Çözüme isteksizlikleri
AB hukuku ve mülkler
AB ilkelerine dayalı çözüm
BM’nin siyasi platformundan kaçış
KKTC ve Ambargolar
Mali yardım Tüzüğü
Direk Ticaret Tüzüğü
Yeşil Hat Tüzüğü
Maraş’ın iadesi
Mağusa Limanının ortak kullanımı
İhracat belgeleri
Ercan havaalanı
AİHM Davaları
Luoizidu
Ksenti
Aresti
Rum tarafındaki Türklere ait mülkler ve davalar
Rumlar hakları ve yetkileri olmadığı halde 1960 Anayasasını tadil ederek Devlete ait HALİ arazileri dağıtmaya başladılar.
Kıbrıs’lı Türklerin taşınmaz malları üzerine inşa edilmiş evlerde veya Kıbrıs’lı Türklerin evlerinde oturanlara özellikle “Hali arazi” verilecek.
Zorla el konulan Kıbrıs’lı Türklere ait toprakların dökümü şöyle:
Arsa haline sokulmuş Türk toprakları 6,041
adet
İstimlâk edilmemiş ama içinde insan yaşayan
Türk toprakları 5,431 adet
İstimlâk adı altında, dümen çevrilerek el
konulan Türk toprakları 610 adet
Üzerine Hükümet Evleri (Sosyal Konut) yapılmış Kıbrıs’lı Türklere ait topraklar
Üzerine konut yapılmış 3,185 adet Kıbrıs’lı Türk toprağı
İstimlâk edilmemiş 3,125 adet Kıbrıs’lı Türklere ait arsa nitelikli arazi
İstimlâk adı altında, dümen çevrilerek el konulup ev yapılan Türk toprakları 60 adet
Bu verilere ilaveten Kıbrıs’lı Türklerin şehirlerde bıraktıkları evlerde oturan Rumların ilçelere göre dağılımı, Lefkoşa’da 349, Limasol’da 2,170, Larnaka’da 1,460 ve Baf’ta 977. Bu rakama 1963 yılında silah zoru ile göçe zorlanan 103 köyde oturan Türklerin evleri ve arazileri dahil değildir.
Mustafa Arif Mutluson Davası
Yalova’daki (Piskobu) malının iadesi talebiyle Rum mahkemesine başvurarak ilk davayı kazanan Arif Mustafa aleyhine Rum Yönetimi tarafından Rum Yüksek Mahkemesi’nde dava açıldı. Baş savcı tam manası ile ipe un sermek için “Arif Mustafa bizden ev istemedi ki” dedi. Rum Hukuk Dairesi’nin iddiası, görülen ilk davadaki yargıcın Kıbrıslı Türk Malları Yasası’nı yanlış yorumladığı şeklinde oldu.
Son duruşmada Arif Mustafa Mutluson Rum Başsavcılığı ve Mustafa’nın evinde ikamet etmekte olan Rum ailelerin avukatının ortak kararı ile Piskopu’daki evlerini geri aldı.
AB yüksek düzey temas grubu
Üyeler
(Kıbrıs’lı Rum Ioannis Kasulidis, Yunanlı Georgios Karatzaferis, Alman Mechtild Rothe, Avrupa Birleşik Solu Başkanı Francis Wurtz, İrlandalı Sean O’Neachtain, Polonyalı Ryszard Czarnecki, Koordinatör Fransız Halk Partisi Milletvekili Françoise Grossetete, Avusturya AP Milletvekili Karin Resetarits ve Alman Milletvekili Cem Özdemir.
Görüşleri
Ziyaret amacı
2006’da neler olabilir
Rum tarafı, “görüşmelerin başlatılması için BM Genel Sekreteri’nin hakemliğine, müzakerelerin takvime bağlanmasına ve üzerinde anlaşmaya varılmamış olan, yani müzakerecilerin ve hükümetlerinin onaylamadığı bir planın referanduma sunulmasına” karşı çıkmaktadır.
Rum tarafı, Türkiye’nin çözüme zemin oluşturmayı amaçlayan 24 Ocak 2006 tarihli Kıbrıs Eylem Planı’na da tamamen olumsuz tutum sergilemiştir.
28 Şubat’taki Papadopulos-Annan görüşmesi öncesinde ise;
- Türk tarafının önerilerinin müzakereler başlamadan önce belirlenmesi,
- AB’nin de müzakerelere bir temsilcisi ile dahil edilmesi,
- BM Güvenlik Konseyi’nin tüm üyelerinin müzakerelere katılması,
- Bir iyi niyet jesti olarak ve görüşmeler için olumlu hava yaratılması için, “Maraş’ın müzakereler başlamadan önce GKRY’ye iadesi, Ada’dan bir miktar Türk askerinin çekilmesi, BM gözetiminde teknik komiteler oluşturularak, askersizleştirme dahil, sorunun özüne ilişkin konularda ön çalışmalara başlanması, bu çalışmalarda AB uzmanlarından da katkı alınması” taleplerini gündeme getirmiştir.
Bu şartlarda, 2006 içinde sorunun çözümü değil, müzakere zemininin oluşması dahi beklenmemektedir. Yıl sonunda görev süresi sona erecek olan BM Genel Sekreteri’nin GKRY’de Mayıs 2006’daki Parlamento seçimlerinin ardından inisiyatif üstlenmesi halinde daha gerçekçi tahminler yapılabilecektir.
Rum tarafının, Türkiye’nin AB müzakere sürecindeki zorluklarını da dikkate alarak, Türk tarafınca kabul edilemeyecek öneriler sunmak suretiyle inisiyatif üstünlüğü sağlamak istemesi de olasılıklar arasındadır. Böylece, Türk tarafını uzlaşmazlıkla suçlayarak, şartlarının kabulü için uluslararası baskı kurulmasını sağlama ve aynı zamanda çözüm masasından kaçma imkanı elde edebilecektir.
KKTC’ye uygulanan İzolasyonlar
- BM Genel Sekreteri’nin izolasyonların “tanınmayı özendirmemek” koşuluyla kaldırılmasını öngören 28 Mayıs 2006 tarihli raporu hala ele alınmayı beklerken,
- AB’nin 26 Nisan 2004’te açıkladığı Doğrudan Ticaret ve Mali Yardım Tüzükleri Rumların kabul edilemez koşullarına bağlanıp hayata geçirilemezken, uluslararası toplumun izolasyonların kaldırılacağı sözlerini tutması, 2006 yılı için aşırı iyimser bir beklenti olacaktır.
-Türkiye’nin her yıl sağladığı yardımın yarısına dahi karşılık gelmeyen Mali Yardım Tüzüğü konusunda AB’nin sergilediği son tavır, bundan sonraki süreç için de emsal teşkil etmektedir.
ABD ve İngiltere örneklerinde olduğu gibi, ziyaretler sırasında Kıbrıs Türk toplumunun seçilmiş temsilcileri olarak muhatap alınmanın ötesinde ciddi bir gelişme beklenmemektedir.
Türkiye-AB Müzakereleri ve KIBRIS
Türkiye, müzakere sürecinde, “Kıbrıs Cumhuriyeti” ile ilişkilerin normalleştiril-mesi, Ankara Anlaşması Ek Protokolü’nün onaylanması, Rum Yönetimi’ne limanlar ve havaalanlarının açılması ve GKRY’nin uluslararası örgütlenmelere katılımına engel olunmaması gibi konularda zamanlama baskısı ile karşı karşıya kalmıştır.
AB’nin 21 Eylül 2005 tarihli karşı dekla-rasyonunda, Konsey’in 2006 yılında tüm bu konulara ilişkin gelişmeleri takip edeceği açık bir şekilde yer almakta ve 9 Kasım 2005 Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) de deklarasyonun bu paragraflarına atıf yapılmaktadır.
Rum tarafı, limanların açılması için 30 Mart 2006’ya, havaalanlarının açılması için de 30 Eylül 2006’ya kadar zaman tanıyacağını açıklamış durumdadır
AB belgelerinin, hatta tavsiye niteliğin-deki Eylül 2005 Avrupa Parlamentosu (AP) kararının da Türkiye için AB müktesebatı niteliği taşıdığı dikkate alınırsa, Kıbrıs konusunun 2006-2007 yılında müzakere sürecinin “kırılma noktası” olabileceği söylenebilecektir.
Türk Hükümeti bu noktada bir ikilemle karşı karşıyadır: Ek Protokol, AP’nin istediği gibi deklarasyon olmaksızın TBMM’ye getirilmesi halinde, büyük ihtimalle onaylanmayacak, bu durum müzakerelerin kesilmesine kadar gidebilecektir.
Ek Protokol’ün uygulanması, liman ve havaalanlarının açılması ise, GKRY’nin uluslararası toplumun kabul ettiği şekilde “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanınmasına giden yolu açacaktır. Böyle bir süreç ise, Türkiye ile Gümrük Birliği ilişkisi dahi bulunmayan KKTC’ye Türkiye tarafından da ambargo uygulanması anlamına gelecek, ekonomik ve siyasi açıdan bağımsızlığını sürdürmesi giderek zorlaşacaktır.
AİHM- Mülkiyet – Vakıf Malları ve Maraş
2006 yılında Kıbrıs ile ilgili en çok yankı bulacak gelişmelerin mülkiyet sorunu ve vakıf malları konusunda yaşanacağını söylemek olasıdır.
AİHM- Mülkiyet – Vakıf Malları ve Maraş
Gazi Mağusa Kaza Mahkemesi’nin 28.1.2002 ve 27.12.2005 tarihlerinde açıkladığı ve Maraş’taki taşınmazların yüzde 90’ından fazlasının Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa Vakıfları’na ait olduğuna ilişkin tespit kararları ışığında, bu taşınmazların Vakıflar İdaresi’ne devredilmesine yönelik süreç başlatılması, Kıbrıs sorunu ile ilgili gelişmelerin seyrini de değiştirecektir.
En önemli sonuçlarından birisi, Maraş artık bir pazarlık unsuru olarak gündeme getirilemeyecektir. Belki de bu yüzdendir ki, Rumlar, son bir yıldır Maraş konusunu AB’de tüzüklere karşılık olarak, BM Genel Sekreteri’ne ise iyi niyet ortamı oluşturulması bahanesiyle gündeme getirmekte, Maraş’ın iadesi için Acil Eylem Planı hazırlayabilmektedir.
Aralık 2003’te Louzidu’ya tazminat ödenmesi, Türkiye’nin Kıbrıs ve mülkiyet sorunundaki politikalarında kırılma noktası oluşturmuştur. Şimdi ise daha ağır bir durum, Aresti isimli Rum kadının Maraş’taki ve Vakıf arazisi üzerindeki mülkü için AİHM’de açtığı dava ile karşımıza çıkmaktadır.
ARESTİS Davası, iki yönden pilot dava olma özelliği taşımaktadır:
Birincisi, KKTC’de yeni mülkiyet yasası ile kurulması öngörülen Tazminat Komisyonu’nun “iç hukuk yolu” olarak kabul edilmesi halinde, Rumlar tarafından AİHM’de açılmış ve açılacak olan davalar bu komisyona yönlendirilecektir.
İkincisi ise, varılacak karar, Vakıf mallarını Ahkâmul Evkaf’a aykırı bir şekilde üzerine geçiren Rumlar için bir emsal teşkil edecektir.
Vakıf mallarına sahip çıkılması ile elde edilecek kazanım, Mülkiyet Yasası ile kurulacak ve iç hukuk yolu oluşturacak Tazmin Komisyonu’nun sağlayacağı ifade edilen kazanımlarla kıyas kabul etmeyecek ve belki de Kıbrıs’ta bir çözümün anahtarı olacak gelişmelere yol açabilecektir.
Toplumların beklentileri
Kıbrıs Türk ve Rum halklarının psikolojileri ve Yönetimlerinin izleyecekleri politikalara destekleri de, 2006 ve sonrasındaki gelişmelerin şekillenmesinde etkili olacaktır. Kıbrıs Türk kamuoyu açısından, Nisan 2003’te geçişlerin serbest bırakılmasıyla başlayan umut ve heyecanın yerini 24 Nisan 2004 sonrasında hayal kırıklığı almıştır.
Bu Memleket Bizim Platformu bünyesindeki “Çözüm ve AB üyeliği” hayali, GKRY’de bu konuda en fazla destek bulabilecekleri beklentisinde oldukları AKEL’in Referandum’daki tutumu ile sona ermiştir. Bu gün ekonomik refah seviyesi giderek yükselen Kıbrıs Türklerinin en büyük sıkıntısı, yarınlarının ne olacağına ilişkin siyasi belirsizlikten kaynaklanan endişedir.
Rum halkı ise AB’ye üye olmanın ve Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde belirleyici konuma geçmenin verdiği güvenle, BM çerçevesinde bir çözümden hızla uzaklaşmaktadır. Böyle bir ortamda, Rum Kilisesi’nin etkinliğinin ve Hrisi Avgi gibi aşırı milliyetçi-ırkçı ve günümüzün EOKA’sı niteliğindeki örgütlerin faaliyetlerinin artması da beklenebilir.
Kıbrıs hızla bölünmeye doğru gitmektedir.
Ayrılık kaçınılmazdır.
Önümüzdeki yıllarda iki bölgeli, iki toplumlu, ayrı ayrı egemen Federal bir KIBRIS düşüncesinden Konfederasyon tipi bir KIBRIS’a geçiş yaşanacaktır.
Gelecek
Taiwan tipi bir model, 2008 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası için akla gelen en yakın çözüm tipidir.
Rumlara hiçbir koşulda güven duyulamayacağı için Türk askerinin adadaki varlığı ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi KKTC için vazgeçilmez koşullardan bir tanesi olacaktır.

Bildiri adı : AKADEMİK PERİSKOPTAN KIBRIS
Tarihi: 30 Mart 2006
Yeri : Doğu Akdeniz Üniversitesi, Mağusa, KKTC

Hemen paylaş
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
  • RMMO Belgeleri Açıklanmalı
  • Hellimimiz Artık Tescilli
  • Karpaz'da Egemenlik Kimde
  • Rumlar İsrail’in Arkasına Saklanıyor
  • Konutzede Sorunu Can Yakıyor
  • Nazarbayev Niye Ödüllendirilmedi
  • Mülkiyet ve Sonrası
  • Hristofyas Oyun Oynuyor
  • Türkiye’nin Bölgesel Liderliği
  • İKÖ’nün Son Kararı
  • Sıcaklar Nereye Kadar
  • Kıbrıs Bölünemeyecek Kadar Küçükmüş
  • KKTC ve Helgoland
  • Cumhurbaşkanlarının Yemeği
  • Mülkiyet ve Toprak
  • UAD Pandora’nın Kutusunu Açtı
  • Sendikalar ve Halkımız
  • Şafak Nöbeti Coşkusu
  • Su ve 2014
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Hristofyas’ın Hayalleri
  • Yorum yaz
  • RSS Yorumlar
  • 0 Yorum
  1. Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapın
Bırak allahından bulsun
Güvenlik Kodu:


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Our enemy is Ankara, not the Turkish Cypriots
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • HRİSTOFYAS’IN MÜZAKERE STRATEJİSİ
  • Serdar Denktaş, Hilmi Özkök ve Çağrı Kombaycı’ya kulak vermeliyiz
  • İletİşİm
  • ABD ve DİREK UÇUŞLAR
  • Vur AKP’ye mi yoksa yozlaşmış siyasetimiz mi?
  • Limasol’da açılacak olan Türk okulu mu yoksa Türkler ve Çingeneler için açılacak ortak bir okul mu?
  • 9 tane Cumhur başkanı adayı yerine adaylar 99 tane de olabilirdi
  • KIBRIS POSTASINA ELVEDA
  • Kuzeyde Aresti, güneyde Arif
  • Rumları da biz protesto etmeliyiz

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail