• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007
    • Eylül 2007
    • Ağustos 2007

Şubat 2010 ayında yazılan yazılar...

AB’DE RÜŞVET YOKTUR

28 Şubat 2010
Yorum yapılmamış

Avrupa Birliğinde “Rüşvet” yoktur.

Bu kelimeden de hiç hoşlanmıyorlar ve hiçte kullanmıyorlar ama bu kelimeyi kullanmamaları da rüşvet vermiyor veya almıyorlar demek değildir.

Hem alıyorlar, hem de veriyorlar ama usulüne göre ve kitabına uydurarak yapıyorlar bu işi.

AB’de bir menfaat karşılığında “Rüşvet” yerine “Yardım, Hibe, Bağış, Komisyon veya Hediye” gibi tanımlamalar yapılıyor ve buna da hiç kimse itiraz etmiyor, üstelik gocunmuyorlar da.

Son günlerde KKTC gazetelerinde Avrupa Birliğinin KKTC’de faaliyet gösteren Dernek, Birlik ve özel kişilere yaptıkları “Yardım”ların listesi sayfa sayfa yayınlandı.

Gazetelerimizde yayınlanan bu listeyi görünce aklıma 2002, 2003 ve 2004 yılları içinde KKTC vatandaşlarını bölmek ve o dönemde tartışılmakta olan “Annan Planı”na Kıbrıs Türk tarafından “EVET” oylarının çıkması için adanın kuzeyine akıtılan milyonlarca Dolar ve Avro geldi.

Sınırsızca akıtılan bu paraların kamuflajı da, “İki toplumlu faaliyetler, Hibe, Yardım, Çözüm, Barış, AB’li olmak” ve benzeri gibi kulağa hoş gelen tanımlamalardı. Alan da memnundu, veren de. Oyun bittikten sonra da bu sözlerin içlerinin boş olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Karen Fogg ve Hasan’ları ile birlikte birçok kişi de bayağı ünlenmişti o dönemde. Televizyon ekranlarına biri çıkıyor, diğeri iniyordu. Büyük paralarla mitingler tertipleniyor, AB’nin birçok diplomatı ile önde gelen devletlerin bazı elçileri de fiilen bu mitinglere katılıp destek veriyorlardı.

Sonra da bunun adını “24 Nisan iradesi” koydular, nasıl bir iradeyseydi. Herhalde güdümlü ve yapay bir iradeydi ki, içi fos çıktı ve zamana karşı koyamadığı için yok oldu, bitti.

Şimdi de altı yıldır sonlandırılamayan Avrupa Birliğinin Kıbrıslı Türklere yaptığı 259 milyon Avro’luk “YARDIM” projesi, aniden KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri evvelsinde sonlandırıldı ve yüzde doksan dokuzu da dağıtılıverdi.

Burada dikkat çeken iki önemli nokta var.

Birincisi, bu içten gelen “YARDIM”ların KKTC’ye değil de, sadece 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına göre Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan kişilere veya bu kişilerin oluşturduğu “Dernek veya Birlik”lere yapılması.

İkincisi de bu göz yaşartıcı ve Kıbrıslı Türkleri kucaklayan “YARDIM”ların, 18 Nisan’da yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri evvelsinde tamamlanması ve neredeyse tümünün de dağıtılması.

Belli ki 2002 yılında Kıbrıslı Türklere oynan oyun gene tezgâha konmuş.

Bundan sonra KKTC vatandaşlarının aklını çelmek için başlar artık gene “Müzakereler”, “Barış”, “Çözüm”, “Rumlarla Ortak Devlet”, “AB’ye Katılma” gibi cicili bicili ve kulağa hoş gelen ama gerçekleşmesi şimdilik olanaksız olan konularda düzemece toplantılar, seminerler, yurt içinde ve yurt dışında konferanslar, ortak bildiriler, yalan vaatler, gerçekleşmeyecek sözler ve adı “Rüşvet” olmayan ama kendisi gerçekte “Rüşvet” olan para dağıtmalar ve menfaat sağlamalar.

Biz bunları geçmişte yaşamış ve acımasızca cezalandırılmıştık. Umarım bu defa böylesi alçak bir oyuna bir daha gelmeyiz.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

OYUNA GELİYORUZ

26 Şubat 2010
Yorum yapılmamış

Rum tarafı 19 Şubat tarihinde Temsilciler Meclisinde boşuna  “AB’ye üye bir devlet olan ‘Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nde garantiler ve garantörler düşünülemez” kararını almadı.

Bu bir tezgahın parçası.

Büyük bir olasılıkla da “Batı” kökenli bir tezgah bu.

Amaç 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasına ek olan “İttifak” ve “Garantiler” anlaşmasını Türkiye aleyhine sulandırmak.

“İttifak Anlaşması” Garantör devletlerden sadece iki tanesinin, Türkiye ve Yunanistan’ın, adada belirli sayıda asker bulundurabileceği ile ilgili. Bu anlaşmaya göre Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları içinde Yunanistan 950, Türkiye de 650 kişilik birer alay bulundurmakta. Ama bu anlaşma içinde adadaki İngiliz askerlerinin sayısı ile ilgili hiçbir tanımlama yok.

“Garanti Anlaşması” ise “Garantör Devletler”e adada statü değiştiği vakit birlikte veya münferiden 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin varlığını devam ettirebilmesi amacı ile müdahale yetkisini vermekte, aynen 15 Temmuz 1974 darbesi sonrasında Rumların “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”ni ilan etmesinden sonra garantör olan Türkiye’nin Mutlu Barış Harekatı ile müdahale ettiği gibi.

Hedef şimdi öncelikle “Garanti Anlaşması”nı sonra da “İttifak Anlaşması”nı sulandırmak ve çalışamaz hale getirmek.

Rumlar yıllarca “Garanti Anlaşmasını” istemediklerini dillendirdiler. Pek de takan olmadı. Her seferinde Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıslı Türkler “Garanti Anlaşması Kırmızı Çizgimizdir vazgeçemeyiz” diyerek karşı çıktılar.

Şimdi sahneye yeni bir strateji ile yeni bir oyun kondu.

Bu oyunun kuralına göre ilk adımı Rum Temsilciler Meclisi attı ve “AB’ye üye bir devlet olan ‘Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nde garantiler ve garantörler düşünülemez” kararını aldı.

Bu girişime karşı beklendiği şekilde ikinci adımı da KKTC Meclisi attı ve “Kıbrıs sorununa bulunacak olan bir çözümde, Garanti ve İttifak anlaşmalarının devam ettirilmesi gerektiği” yönünde bir karar aldı.

KKTC Meclisinin bu kararı, etkiye tepki şeklinde yorumlanabilse de gerçekte artık 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının eki olan “İttifak” ve “Garantiler” ile ilgili anlaşmalar, içeriği değiştirilmek üzere tartışılmaya açılmış demektir.

Bir müddet sonra ortaya birileri çıkacak ve “Adaya barışın gelmesi için bu iki birbirine zıt Meclis kararının ORTASINI BULALIM” diyecek ve her iki tarafın isteklerini belli bir ölçüde tatmin etmeye yönelik çeşitli önerileri masaya koyacak.

İşte o zaman Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye, illaki önerilerden birisini kabul etmek seçeneği ile karşı karşıya bırakılmış konuma sokulmuş olacak, gerek baskı ile gerekse de vaatlerle.

Sonunda da Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye zorla veya vaatlerle kabul ettirilmiş olan “İttifak Anlaşması” ile “Garantiler Anlaşması” iyice sulandırılmış olacağından kağıt üstünde “İttifak ve Garantiler” var olacak ama uygulamada Türkiye, bir daha Kıbrıs adasına müdahale edemeyecek.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

AB NE ZAMAN TARAFSIZ OLACAK

23 Şubat 2010
Yorum yapılmamış

Yıllardır yayınlanan Avrupa Birliği içindeki kurumların rapor ve belgeleri, bu güne kadar hep taraflı oldu. Sadece Rumların görüş ve isteklerini içerdiler. Hiç bir zaman Türk tarafının istek ve taleplerine de yer verilmedi.

Ocak ayı içinde yayınlanan Avrupa Parlamentosu “Raporu”, söz konusu taraflı parlamentonun Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün, Kıbrıs’taki durum ve müzakere sürecine ilişkin kendi iç organlarını bilgilendirmek amacıyla hazırladığı 20 Ocak 2010 tarihli “Belge” ve AB Bölgeler Komitesi’nin “AB ve Genişleme Politikaları” başlığını taşıyan 19 Şubat tarihli taslak raporu1 da her zaman olduğu gibi gene taraflı ve Kıbrıs ile ilgili bölümü sadece Rum tezlerini içeriyor.

Kıbrıslı Türklerin istek ve düşünceleri ile ilgili ne bir satır ne de bir kelime var.

AB Bölgeler Komitesi’nde Yunanlı Hıristiyan Demokrat Grubu üyesi Yunanlı Yorgo Papastergiou tarafından hazırlanan “AB ve Genişleme Politikaları” başlığını taşıyan bu son taslak rapor1, Avrupa Parlamentosu’nda son zamanlarda yayınlanan yüz karası raporlardan sonuncusu.

Artık inandırıcılığı da kalmadı.

Ha Kıbrıs Rum Cumhuriyeti yayınlamış, ha Avrupa Parlamentosu veya onun kurumlarından birisi. Hiç fark etmiyor. Belli ki Avrupa Parlamentosu’nun tüm birimleri Yunanlı ve Rum Milletvekillerinin işgali altında ve bu iki ülke de Avrupa Birliğini kendi politik çıkarları doğrultusunda tepe tepe kullanıyor.

AB Bölgeler Komitesi’nin “AB ve Genişleme Politikaları” başlığını taşıyan taslak raporunun 41.ci, 44.cü ve 46.cı maddelerinde tek yanlı olarak Rum isteklerine yer verilmiş.

41.ci madde de üçyüz milyon Ortodoks’un lideri olduğu iddia edilen Fener Patriği’nin “Evrensel Ekümenikli”ğinin tanınması, “Ekümenik Patrik” unvanını herhangi bir kısıtlama olmadan kullanabilmesi ve Ruhban okulunun açılması istenmekte.

Buna karşın Batı Trakya’da yaşayan Türklerin kendi iradeleri ile Müftü seçebilmeleri, okulların Türk dilinde eğitim yapması, Türk Milletvekillerinin Yunan Parlamentosuna girmesini önleyen bölgesel barajın kaldırılması gibi talepler Yunanistan’dan istenmemekte.

44.cü madde de Türkiye’den sürmekte olan Kıbrıs müzakerelerinin BM Güvenlik Konseyi kararları zemininde ve AB kurallarına uygun olarak çözümlenmesini aktif olarak desteklemesi,  Kıbrıs adasını “Yasalara aykırı olarak işgal eden” Türk Ordusunu geri çekmesi, 2010 yılı sonuna kadar “Yerleşikler” diye tanımladığı “Türkiye’den gelip yerleşen Türkler” konusunu halletmesi, yani onları da geri çekmesi ve Mağusa şehrinin kapalı Maraş bölgesinin “Yasal hak sahiplerine” iadesi istenmekte.

Herhalde yasal hak sahibinin Türkler olduğunu bilselerdi bu maddeye asla yer vermezlerdi.

46.cı madde de ise, Türk-Yunan ilişkilerine değinilmekte. İkili görüşmelerde elde edilen çok az sayıdaki fikir birliğine değinilerek Türkiye’den taviz kıvamında katkı, bölgede sorun yaratacak girişimlerden kaçınması ve Ege’de hava ihlallerini durdurması talep edilmekte. En önemlisi de “TBMM’den Ege’deki Savaş Nedeni [Casus Belli] kararının tek taraflı olarak kaldırılması istenmekte.

Görüldüğü gibi belgede Yunanistan’dan veya Kıbrıs Rum tarafından hiçbir şey istenmemekte buna karşın her tür taviz, baş eğme ve girişim Kıbrıslı Türkler den ve Türkiye’den talep edilmekte.

Aklıma “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü geliyor ve Avrupalıların bu davranışlarını gördükçe, gözümün önünde “Girit” konusu canlanıyor.

Girit’i de yüz sene evvel aynen benzeri politik ayak oyunları ile kaybetmiştik….

1 Taslak Rapor  ABHABER’den alınmıştır.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
  • İletİşİm
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • Ufukta görünen seçimler Papadopulos’u iç tribünlere yöneltti
  • Kıbrıs konusu gelişmelere gebe
  • Rusya ve Kıbrıs konusu
  • AB SEÇİMLERE EL ATTI
  • KKTC’de hiçbir zaman AB Bürosu açılmayacak
  • Rumlar AB’nin desteği ile KKTC ile Türkiye arasındaki denizi de kontrol edecek
  • Rumların gözyaşları
  • AB gerçekleri görmeye mi başladı
  • YENİÇERİ OCAĞI VE SENDİKALAR
  • Türkiye attığı imza ile resmen “Sahte Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetini tanımıyorum” dedi

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail