• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Temmuz 2010
    • Haziran 2010
    • Mayıs 2010
    • Nisan 2010
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007
    • Eylül 2007
    • Ağustos 2007

Mayıs 2009 ayında yazılan yazılar...

TRAFİK HIZ KAMERALARI

31 Mayıs 2009
Yorum yapılmamış

Trafiği düzenleyen ve tehlikeli olabilecek yerlere konarak olası kazaları önleyen aygıtlar bunlar.

Trafik polislerimizi de ceza yazmak gibi zor bir görevden kurtarıyorlar. Eminim bir çoğunun yüreği sızlamıştır ceza yazarken, görev yapmak uğruna. Tanıdıklarının yüzüne baka baka ceza yazmak zor olsa gerek.

Aniden, iktidar değiştikten sonra sayıları hızla artmaya başladı bu kameraların.

Trafik konusu ülkemizde, aslında bir kaosun içinde.

Üç başlı bir sistem kurulmuş yıllar önce.

Her Bakanlık bir krallık ve hiç biri de kendi yetkisini diğerine devretmek gibi bir incelik göstermemiş yıllardır.

İşin içinde üç Bakanlık var.

Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı.

İçişleri Bakanlığı Trafik ile ilgili birçok belgeye izin veren, yasal düzenlemeleri yapan, hazırlayan ve uygulamaya koyan Bakanlık.

Maliye Bakanlığı, verilen izinlerin ücretini ve yazılan trafik cezalarını tahsil eden, yapılacak yatırımları da finanse eden Bakanlık.

Ulaştırma Bakanlığı ise trafiği oluşturan araçların kullandığı yolları yapan, bakımını sürdüren ve trafik işaretlerini koyan makam.

Bu işe karışmayan bir ben kalmışım.

Pasta diyorum çünkü bu “Trafik Hız Kameraları” büyük bir pasta oluşturuyor ve giden hükümet bunu sağlam bir kazığa bağlamış.

Aynen tarım alanlarının helikopterle ilaçlanması işinin bir başka partiliye uzun vadeli verildiği gibi.

“Trafik Hız Kameraları” Hollanda kökenli bir firmadan alınıyor.

Toplam sayıları ise yüzün üstünde.

Faturası korkunç bir meblağ tutuyor.

Yükünü kaldıramayacağımız denli kazık bir fatura bu.

Ülkemizdeki üniversitelerimden bazıları bu sistemi kurmak için ilgili Bakanlığa, sistem kurulmadan çok önce başvurmuşlar.

Verdikleri fiyat ise şimdi bu kameraların takıldığı fiyatın tam onda biri.

Yanlış duymadınız.

Yazı ile “onda biri”,  sayı ile “1/10”.

Teklif tamamen aynı.

Aynı kameralar, aynı sistem, aynı iletişim ağı, aynı yazılım ve aynı fotoğraf basma teknolojisi.

Zaten öyle bir düzen kurulmuş ki, resimler de devletin dışında bir yerde basılıyor ve devlete para karşılığı satılıyor, daha doğrusu sürücüye ödetiliyor.

İddiaya göre, ihaleyi açanlar bir bahane ile üniversitelerimizden gelen düşük teklifi ekarte etmişler ve işi ballı bir fiyata, sağlam bir kontratla bağlamışlar.

Aldığım bu bilgileri, doğru veya yanlış, aynen devletimizin ilgili birimine ve her üç Bakanımıza da aktarıyorum.

Lütfen soruşturma açın.

İhale dosyasını çıkarttırın ve inceletin.

Üniversitelerimizden teklif alın.

Üniversitelerimizden gönderildiği ve dosyada bulunduğu iddia edilen teklifleri inceletin.

Eğer iddia edildiği gibi, bu sistemin yerli maliyeti şimdi ödediğimizin onda biri ise bu ihaleyi iptal edin ve devlete, dolayısı ile de Kıbrıs Türk Halkına bu kazığı atanlara en ağır cezanın verilebilmesi için her türlü tedbiri alın. Gerekirse de, tüm mal varlıklarına el koydurun.

Artık bu devleti soymak ve Kıbrıs Türk Halkına kazık atmak düzenine bir son verilmelidir.

Bu aralar bana gönderilen yolsuzluk belgelerinin sayısı artmaya başladı.

İncelemelerim bittikten sonra bazılarına bu köşede gene yer vereceğim.

Ama görünen o ki, geçmiş hükümet döneminde kurumların Yönetim Kurullarına atanmış kişilerden bazıları, sanki o makamlardan gitmeyeceklermiş gibi, alabildiğine görevlerini suiistimal etmişler.

YEŞİLIRMAK KAPISI

28 Mayıs 2009
Yorum yapılmamış

Hristofyas, kimin torunu ki.

Elbette Bizans’ın.

Dünyayı, çirkin ve dürüst olmayan, düzenbazlıklar ile dolu “Bizans Entrikası” tanımı ile tanıştıran kişilerin torunu.

Tüm Rum yöneticiler, sanki aynı fabrikadan ve bu fabrikadaki aynı tornadan çıkmış gibi “Politik düzenbaz”

Bunu Yunanistan’ın politikacılarında gördüğümüz gibi Kıbrıs Rum politikacılarında da gördük.

Bunların kralı, lanet papaz Makarios’tu. Bir gün evvel imzaladığı bir anlaşmayı, ertesi gün bozan bir politik anlayışa sahipti ve bunu milli mücadele yıllarımızda çok kez yaşadık. Baf Katliamının nedeni, Barış Gücü huzurunda yaptıkları anlaşmayı inkar etmelerinden ve tek taraflı bozmalarından yaşanmıştır. Silahlarını söz konusu anlaşmaya güvenip Barış Gücüne teslim eden savunmasız Türkleri, acımasızca katletmiştir Hristofyas’ın yeğenleri.

Yeşilırmak kapısının açılması konusunda da durum pek farklı değil.

Yeşilırmak kapısının özelliği, Lokmacı kapısı, Akyar, Metehan ve diğerleri gibi Mayıs 2004 tarihli Yeşil Hat Tüzüğü kurallarına tabi olmaması ve kendine has bir statüsünün bulunması.

Hristofyas, Cumhurbaşkanı Talat’a ilk başta verdiği sözleri, kendi iç  bünyesindeki politikacılardan tepkiler gelmeye başlayınca inkar etmeye ve  dolayısı ile de kıvırmaya başladı.  Anlayacağınız tam bir “Bizans Entrikası” uygulaması yapıyor.

Hristofyas ilk anlaşmazlığı yapay olarak, “Serbest Geçiş” tanımı üzerinde çıkardı.

“Serbest Geçiş” tanımlamak mı ister?.

Adı üzerinde, kısıtlamaların olmadığı geçiş demektir.

Hristofyas’ın bu yapay itirazının kökeninde de elektrik enerjisi yatıyor.

Şu anda Erenköy’de yaşayan ve görev yapan sivil ve mücahitlerin ulusal elektrik dağıtım sisteminden (enterkonnekte sistem) aldıkları bir elektrik enerjisi yok.

Daha doğrusu bölgede elektrik hiç yok.

Tüm enerji gereksinimi, denizden yapılan taşıma ile mazotla tankları doldurulan jeneratörlerle yapılıyor.

Doğal olarak bu da, Makarios döneminin, Türklere uyguladığı soykırımın ve insanca yaşamadan mahrum etmek uygulamasının yüz karası bir örneği.

1960-1963 yılları arasında, dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti, bölge Türk ağırlıklı olduğu için elektrik bağlama önceliğini Rum köylerinin olduğu yörelere vermişti.

1963-1974 dönemi arasında ise yoğun çarpışmaların yaşandığı, Kıbrıs’ın kaderine kara bir leke çalan ve 1922 yılında İzmir’de denize dökülen Yunan Birlikleri içinde yer almış olan lanetli Grivas’ın, seçkin Yunan komandoları ile saldırdığı ve büyük bir yenilgiye uğradığı Erenköy bölgesine, hiçbir yatırım yapılmadı.

1974 Mutlu Barış Harekatı sonrasında ise gencecik öğrencilerimizin destanlar yazdığı bu kahraman bölgemiz, kara sınırlarımız dışında yer alması nedeni ile ulusal elektrik dağıtım sistemine (enterkonnekte) bağlanamadı.

Cumhurbaşkanı Talat’ın Rumlardan Yeşilırmak kapısının açılması ile ilgili ilk talebi “Serbest geçiş” oldu ve itiraz edilmedi.

Neydi bu “Serbest geçiş”?.

İnsanoğlunun kullandığı her tür araç, gereç ve eşya ile KKTC vatandaşlarının ve askeri personelin bu kapıdan “Serbest Geçiş” tanımı ile elini kolunu sallayarak geçebilmesi. Sonuçta KKTC vatandaşları kendi hükümranlıkları altındaki topraklarına gitmek için bir geçiş yapmaktaydılar.

“KKTC vatandaşları” tanımı ise, nerede doğduklarına ve ebeveynlerinin kimler olduklarına bakılmaksızın, ayırımsız tüm KKTC vatandaşları manasındadır.

Bundan da maksat, mücahitlik görevini Erenköy’de yapan ve ne kendisi ne de anne-babası, Rumların tek taraflı olarak 1963 yılında gasp ettikleri 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin vatandaşı olmayan kişilerin serbestçe bu kapıyı kullanabilmeleri ve kara sınırları arasında Rum toprağı bulunan iki ayrı KKTC toprağında serbestçe dolaşabilmelerine olanak sağlamaktır.

Hristofyas, jeneratörler için karayolundan mazot götürülmesine karşı çıkarken, ki uluslararası hukukta “Mazot” stratejik askeri malzeme olarak tanımlanmaktadır, “Serbest geçiş”e yukarıdaki tanımlama ışığında pek fazla karşı çıkmamaktadır. Hatta mücahitlerimizin de sivil kıyafetli olmaları kaydı ile geçiş yapabileceklerine sempatik bakmaktadır.

Cumhurbaşkanı Talat’ın “Mazot”un kara yolundan taşınması konusunda mutabakat sağlanamaması durumundaki karşı teklifi de, bölgedeki akaryakıt tüketiminin en aza indirgenebilmesi amacı ile bölgeye elektrik götürülmesi.

Şimdi de Rumlar bu teklifi değerlendiriyorlar.

Belli ki, Yeşilırmak kapısının açılması konusu tam bir satranç oyununa dönüştü.

Olayların akışı, Yeşilırmak kapısının açılması için yaşanan sorunların en geç iki hafta içinde çözülebileceği yönünde.

Hep birlikte göreceğiz.

İKÖ’DEN BİR ADIM DAHA

25 Mayıs 2009
Yorum yapılmamış

Suriye’nin Şam şehrinde düzenlenen 36. İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısında ilginç gelişmeler var.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, beraberinde iyi bir ekiple bu toplantıya katıldı. Yanındaki ekip İKÖ’nün çalışmalarını takip eden bürokratlarımız. Konuları ve kişileri iyi biliyorlar.

Bir ay önce Cidde’de yapılan toplantıda onaylanan karar metni, son halini bu gün Şam’da yapılacak olan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısında alacak.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da yer aldığı bu 36. toplantıda KKTC’nin statüsü “Gözlemci üye” ve adı da “Kıbrıs Türk Devleti”.

Yani Dış İşleri Bakanımız, her tür teması yapabiliyor, kalkıp konuşabiliyor ama oylamada oy kullanamıyor.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki topraklar AB sınırları içindedir diyen ama iş izolasyonları kaldırmaya geldiği vakit kılını bile kıpırdatmayan AB’nin Kıbrıslı Türklere reva gördüğü statü ile kıyaslandığı vakit, İKO’daki temsiliyetimiz çok daha ilerde ve çok daha çağdaş bir konumda.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün dün öğleden sonraki oturumda Genel Kurul’da çok etkin ve Kıbrıs konusunda detaylar içeren bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Kıbrıs Türk halkına reva görülen acımasız izolasyonlardan bahseden Özgürgün, bu tecridin kırılması için İKÖ üyesi ülkelere çağrıda bulundu.

Talat ve Hristofyas arasında sürdürülen müzakerelerden de bahseden Özgürgün, katılımcılara Kıbrıs Türklerinin tezlerini anlattı ve görüşlerini dile getirdi.

Dış İşleri bakanımız dünkü konuşması içinde “Gözlemci Statüsü”nün kaldırılması ve “Asil Üye” talebini de Genel Kurula sundu.

İşin asıl önemli kısmı “Karar Taslağı”nda.

Taslak Rumları çileden çıkarak terim ve tanımlarla dolu.

Belli ki bu sefer Rumların perde arkası çabaları pek etkili olamadı.

Bu gün yapılacak olan İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısında onaylanacak olan Kıbrıs Karar Taslağında ilk kez  “yeni iki toplumlu ortaklık”, “Kıbrıs Türk nüfusu” ve “KKTC” gibi ifadeler var.

Gerçekte “KKTC” ifadesi Karar Taslağında değil İKÖ Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu’nun Raporunda yer alıyor.

İlk defa Genel Sekreterin Raporuna bu tanımlama, tırnak içinde olmadan girmiş durumda. Çok önemli bir gelişme aslında.

“Yeni iki toplumlu Ortaklık” tanımı ise, mevcut Kıbrıs Rum Cumhuriyetinin, yani 1963 yılında Türkleri yönetimden silah zoru ile uzaklaştıran ve 1963-1974 yılları arasında kendi vatandaşları olan Kıbrıslı Türklere Soykırım uygulayan Rum  hükümetinin, müzakereler sonrasında kurulması hedeflenen yeni devletin temelini oluşturmayacağını ortaya koymakta.

BM’nin bu kararı ciddi bir şekilde dikkate alması gerekmektedir.  Ne Kıbrıslı Türkler ne de İslam alemi kurulacak yeni devletin mevcudun devamı olmasını istememektedir demektedir bu tanım.

Bu gün görüşülecek olan “Kıbrıs Karar Taslağı” , İKÖ üyelerini Kıbrıs’ın Müslüman nüfusu ile ilişkilerini geliştirmeye teşvik ediyor ve uluslararası toplumu “sözde izolasyonları” reddetmeye çağırıyor.

Bir başka önemli gelişme de, İKÖ’ye üye ülkelerde yeni temsilciliklerin açılacak olması. İslam aleminin gücünü temsil eden İKÖ’ya üye ülkelere açılacak olan temsilcilikler, ticari bürolardan ziyade diplomatik misyon şeklinde olacak.

Bakan Özgürgün’ün girişimlerinden bir tanesi de, İKÖ organizasyonu ile düzenlenecek olan İslam oyunlarında KKTC’li sporcuların da yer alması konusunun İKÖ Genel Sekreterine resmen iletilmesi.

Bu kapının açılması, Spor gibi siyasetle hiçbir ilgisi olmayan bir konuda yıllardır uygulanan insanlık dışı izolasyonun kaldırılmasına ön ayak olabilir.

Bu seferki İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısı belli ki diğerlerinden çok farklı gelişmelere kapı açabilir.


Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • The Varying Geographical Names in the İsland of Cyprus, Recorded by the Travellers Since 23 B.C.
  • Academy
  • Hakkımda
  • Albüm
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
  • İletİşİm
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • 2006’da Limanlar açılacak gibi
  • Kazaları önlemede alınacak önlemlerden bir tanesi “yaşlı araç indirimi” olabilirmi?
  • KIBRISLI TÜRKLER KARARINI VERMİŞ BİLE
  • WHY NOT TWO INDEPENDENT STATES IN CYPRUS?
  • Papadopulos nihayet Erdoğan ile görüşebildi
  • ERKEN SEÇİM NE VAKİT
  • Girit ve Kıbrıs benzeşmesi
  • ABD ve DİREK UÇUŞLAR
  • Bryza Şubat sonu Kıbrıs’ta
  • Kıbrıs Siyasetine Akademik Bakış Cilt-4

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Diye Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail