• Anasayfa
  • Kategoriler
    • Araştırmalarım
    • Hakkımda
    • İletişim
    • Klasik Yazılarım
    • Konferanslarım
    • Yazılarım
  • Academy
  • Albüm
  • Bildirilerim
    • English Papers
    • Türkçe Bildiriler
  • Kitaplarım
  • Arşivler
    • Mart 2010
    • Şubat 2010
    • Ocak 2010
    • Aralık 2009
    • Kasım 2009
    • Ekim 2009
    • Eylül 2009
    • Ağustos 2009
    • Temmuz 2009
    • Haziran 2009
    • Mayıs 2009
    • Nisan 2009
    • Mart 2009
    • Şubat 2009
    • Ocak 2009
    • Aralık 2008
    • Kasım 2008
    • Ekim 2008
    • Eylül 2008
    • Ağustos 2008
    • Temmuz 2008
    • Haziran 2008
    • Mayıs 2008
    • Nisan 2008
    • Mart 2008
    • Şubat 2008
    • Ocak 2008
    • Aralık 2007
    • Kasım 2007
    • Ekim 2007
    • Eylül 2007
    • Ağustos 2007
    • Temmuz 2007
    • Haziran 2007
    • Mayıs 2007
    • Nisan 2007

ABAD MI, AİHM Mİ

7 Mart 2010
Yorum yapılmamış

İngilizcesi “European Court of Justice” (ECJ)olan “Avrupa Birliği Adalet Divanı” (ABAD) çeviri değişkenliğinden dolayı “Avrupa Toplulukları Adalet Divanı” (ATAD) veya “Avrupa Adalet Divanı” (AAD) olarak da anılmaktadır.  1952 yılında  Lüksemburg şehrinde kurulmuş olan bu Mahkemenin başkanı 2003 yılından beri görevde bulunan Yunan’lı yargıç Vasillios Skuris’tir.

Skuris, Rum tarafından menfaat sağlaması, madalyalar alması ve bunun karşılığında da önüne gelen ilk davada, Kıbrıs Rum Mahkemelerinin, Kıbrıs’ın kuzeyinde yani KKTC sınırları içinde yer alan her tür olay ile ilgili olarak karar almak yetkisine sahip olduğuna karar veren taraflı Yunanlı yargıçtır.

Bu Yunanlı yargıcın verdiği karara göre KKTC’deki Mahkemeler geçersizdir ve Rum Mahkemeleri kabul edilebilecek tek mercidir. KKTC’deki her hangi bir olayla ilgili olarak Rum Mahkemeleri karar almak yetkisine sahiptir.

İngilizcesi “European Court of Human Rights” (ECHR) olan “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi” (AİHM), ABAD’dan farklı bir kuruluştur. AİHM, uluslararası bir kuruluş olan “Avrupa Konseyi”ne bağlı olarak 1949 yılında kurulmuş uluslararası bir mahkemedir. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleriyle güvence altına alınmış olan temel hakların çiğnenmesi durumunda bireylerin, birey gruplarının, tüzel kişiliklerin ve diğer devletlerin, belirli usuli kurallar içerisinde başvurabileceği bir yargı merciidir. Avrupa Konseyi’ne üye olan ve aralarında Türkiye, Rusya, Sırbistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın da bulunduğu 47 Avrupa devleti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanımaktadır.

ABAD’ın Orams davasında, AİHM’nin de 8 pilot dava olarak tanımladığı 8 Kıbrıslı Rum’un mülkiyet davası ile ilgili aldığı kararlar birbirlerine taban tabana zıt ve çelişkilidir.

ABAD’ın Orams davası ile ilgili kararı, KKTC’yi yok sayıp Rum mahkemelerine KKTC sınırları içinde karar almak yetkisini verirken, AİHM’in son kararı bunun tam tersi yönde.

Bu son gelişmeden sonra Kıbrıs’ta şimdi yargısal statü ve de özellikle mülkiyet konusu çok ilginç bir yola girdi.

AİHM bu kararı ile “Taşınmaz Mal Komisyonu”nu Türkiye’nin İç Hukuk Organı olarak tanıdığını belirtirken, bu tanımanın KKTC’nin tanınması anlamına gelmediğine de vurgu yaptı. Buna karşın karardaki sürece göre KKTC’deki taşınmaz malları ile ilgili dava açmak isteyen Rumlar öncelikle Taşınmaz Mal Komisyonuna başvuracaklar. Buradan çıkan karardan hoşnut kalmazlarsa KKTC Yüksek Mahkemesi’ne başvuracaklar ve gene hoşnutsuzlukları devam ederse, iç hukukun sonuna kadar denendiği savı ile AİHM’e başvurabilecekler.

Bu karar, özellikle mülkiyet konusunda ABAD yargıcı Yunanlı Vasilios Skuris’in Orams davasını bahane ederek Kıbrıs konusunda empoze etmeye çalıştığı yargı süreci yöntemine taban tabana zıt.

AİHM 8 pilot mülkiyet davası ile ilgili yeni bir yargı yolunu açarken, bir başka tehlikeli kapıyı da beraberinde açtı. Rumların Kıbrıs konusunda muhataplarının artık KKTC değil Türkiye olduğunu, endirekt olarak bu karar ile ortaya koydu.

Cani papaz Makarios’tan başlamak üzere tüm Rum Cumhurbaşkanları, Türkiye’yi muhatap alıp, Kıbrıs konusunu Türkiye ile görüşmek için her yolu deneyip reddedilmişlerken, şimdi AİHM bu kapıyı bu kararı ile aralamış oldu.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

YENİ RUM SENARYOSU

4 Mart 2010
Yorum yapılmamış

Rum tarafı yavaş yavaş oyun bozanlıkla ve Kıbrıs konusunu çıkmaza doğru sürükleyen taraf olmakla suçlanmaya başladı. Bu nedenle de gerçekte müzakereleri sürdürmek istemeyen Hristofyas’ın, bu imajdan kurtuluş yolu olarak görüşmeleri sabote etmek ve bunu da Kıbrıslı Türklerin sırtına yüklemek için her yolu deneyeceği artık gün gibi aşikâr.

Bu doğrultuda da Rum tarafındaki politik yaşamda ilginç adımlar atılmaya ve daha evvel yaşanmamış olaylar yer almaya başladı.

Koalisyonun küçük ortağı EDEK’in ortaklıktan ayrılması bu senaryonun bir parçası.

DIKO, kurulduğu günden günümüze kadar, hükümetin ortağı olmak ve devletin nimetlerinden faydalanmak stratejisini benimsediğinden güya “Koalisyona devam” kararı aldı ve Bakanlar kuruluna DIKO’lu iki yeni fanatik daha soktu.

Şimdi senaryo gereği daha saldırgan ve daha radikal bir görünüm çizecek.

Belli ki EDEK “Türklere eşit haklar verilmemesi” mücadelesini Rum Meclisinde ve sokakta sürdürmeyi tercih ederken, DIKO da Bakanlar Kuruluna soktuğu iki yeni isimle Başkan Hristofyas’a bu misyonu doğrulturunda yardımcı olmayı üstlenmiş.

DIKO’nun Bakanlar Kuruluna soktuğu iki yeni isimden birisi “KARA CİRA” (Mavro Kiri) lakaplı Markulli.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na atanan Erato Kozaku Markulli tescilli bir Türk düşmanı. Papadopulos döneminde Dış İşleri Bakanlığı görevini de yapmıştı.

Diplomat olarak mesleki yaşamını sürdürdüğü yıllarda Kıbrıs Rum Dış İşleri Bakanlığının çeşitli kademelerinde görev yaparken, Kıbrıslı Türklerle el sıkışmamakla ve onları muhatap almamakla ün yapmıştı. Bu denli bir Türk düşmanı olan bu Kara Cira, şimdi bu yeni senaryo uyarınca Bakanlar Kuruluna sokuldu. Siz bundan sonra seyreyleyin Rum Bakanlar Kurulundaki tiyatroyu ve Hristofyas’ın Kara Cirayla çevireceği filmleri.

Tabii bunların hepsi danışıklı dövüş.

Amaç müzakereleri aksatmak ve bunu da Türklerin sırtına yıkmak.

EDEK ise senaryonun sokak kısmını sahneye koyacak.

Bu amaçla da Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin parametreler konusunda kamuoyu yaratmak amacıyla dün “Çözüm İçin Tarafınızı Belirleyin” adıyla kampanya başlattı.

EDEK, bu kapsamda yetkili olmasa da Rum halkı arasında “Dönüşümlü Başkanlık” konusunda referanduma benzer bir halk oylaması düzenlemek düşüncesinde. Bunu parti içinde yapıyormuş gibi gözükecek, yanına da göstermelik tabela Sivil Toplum Örgütlerini alacak ve sonra da Rum Halkı “Dönüşümlü Başkanlık” istemiyor yaygarasını koparacak.

İşte müzakereleri çıkmaza sokmak tiyatrosu da o vakit başlayacak.

Zaten bunun ilk işareti de Avrupa Parlamentosundan geldi. Sosyalist Grup  Başkanı Martin Schulz,  geçtiğimiz günlerde adaya gerçekleştirdiği ziyaretiyle ilgili olarak Sosyalist Grup üyelerine dün bilgi verirken Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla gerçekleştirilen müzakerelerin çıkmaza girdiğini, Kıbrıs’taki iki taraf arasında güvensizlik hüküm sürdüğünü ve temaslarından da ortaya çıktığı üzere Kıbrıs sorununun bataklıkta bulunduğunu dile getirdi.

Neyse ki, 18 Nisan seçimlerinde Talat dışında bir başka kişi seçimleri kazanıp Cumhurbaşkanı olursa, Sosyalist Grup Başkanı Martin Schulz’un bu yerinde tespiti ile müzakerelerin başarısızlığı bu yeni seçilen kişinin sırtına yüklenemeyecek.

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

KAYBEDERSEM AKP KAYBEDER

2 Mart 2010
Yorum yapılmamış

Sayın Cumhurbaşkanı Talat’ın birkaç gün evvel bir gazetede yayınlanan röportajında, söylediği iddia edilen cümlelerinden bir tanesiydi bu.

Bu cümleye en az dört değişik açıdan bakılabilir ve dört de değişik sonuca varılabilir.

Talat’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını halen daha açıklamamasının arkasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinden kesin kes destek almak ve bundan da emin olmak gerekçesinin yer aldığı kesin.

Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk gazetecilerin yanı sıra bazı Rum yetkililerle 27 Şubat Cumartesi günü İstanbul’da yaptığı toplantı ve bu toplantıda yaptığı açıklamalar, bazı perde arkası konulara da ışık tutuyor.

Talat’ın destek beklentisi sadece Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinden değil. Kıbrıs Rum Hükümetinden de destek bekliyor, İngiliz hükümetinden de, Avrupa Birliğinden de, ABD’den de.

Son aylarda yaptığı ziyaretlerin ve görüşmelerin arkasında bu destek arayışı var aslında. Masanın üstüne bazen rica koyuyor, bazen de “Ben seçilmezsem, Eroğlu müzakereleri sabote edecek ve adaya çözüm gelmeyecek”  gibilerden sünnetçi korkusu veriyor karşısındakilere ve dost olarak algıladığı devletlere veya onların yöneticilerine.

Hristofyas da boş durmuyor bu ara ve devreye girdi artık.

Talat’a destek olacak eylemler yapmak ve girişimler yaratmak çabasında.

Belli ki Nisan içinde, özellikle de 11-18 Nisan haftasında Talat’a destek vermek için Kıbrıslı Türklerin ve Garantör Türkiye’nin hoşuna gidecek açıklamalarda veya esas teşkil etmeyecek tekliflerde bulunacak.

Bunun ilk adımını Dış İşleri Bakanı Kiprianu’yu İngiltere’ye yaptığı resmi ziyarette, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı yöreye göndermek ve “Kıbrıs Toplum Merkezinde” bazı “İlerici” (her ne demekse) Kıbrıslı Türklerle görüştürmekle attı.

Kiprianu’ya göre söz konusu “İlerici Kıbrıslı Türkler”in, KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Başbakan Derviş Eroğlu’nun kazanması olasılığına ilişkin endişeleri varmış.

Bu açıklama ile Rum Yönetimi Talat’a, doğrudan olmasa bile endirekt bir destek vermeye çalışmakta.

Amaç ve hedef belli.

Çizilmek istenen tablo, kafalara sokulmak istenen mesaj da belli.

“Eroğlu aday oldu ama arkasında Kıbrıslı Türklerin “ezici çoğunluğu” yok. Buna ilaveten Türkiye, İngiltere, AB ve ABD de yok. Bu adaya çözümü ancak Talat getirebilir.” imajını yaratmak ve bu fikre seçmenleri inandırmak.

Anlaşılan Cumhurbaşkanı Talat, Eroğlu’nun Kıbrıslı Türkler arasındaki popülaritesini yıkmanın çarelerini yurt dışında arıyor ve öncelikle de arkasına Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini almak istiyor, sonra da Hristofyas’ı ve AB’yi.

KKTC’yi benimsemediğini, yıllarca KKTC deyimini ağzına almadığını, hayatımızı kurtaran “Türk Askeri” ile takıştığını ve dışlamak istediğini, Anavatan Türkiye ile ilgili çok aşağılayıcı kelimeler kullandığını ve Cumhurbaşkanı olarak müzakerecilikten fırsat bulup yıllarca KKTC halkı ile hiç ilgilenmediğini çok çabuk unutmuşa benziyor.

KKTC halkı çok affedici bir karaktere sahip olsa da, seçmenlerin bunları unutmuş olabileceklerini hiç sanmıyorum….

Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

  • Page 1 of 377
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • ...
  • 377
  • >

Form Yükleniyor

Yükleniyor...

Kullanıcı girişi

 Beni hatırla
Kayıt olun!
Şifremi unuttum

Yeni kayıt

Giriş yapın
Şifremi unuttum

Şifre talebi

Giriş yapın
Kayıt olun!

Popüler yazılar

  • Academy
  • Albüm
  • Almanya'da Türk İzleri
  • Rumların İstemedikleri Kişi Oyunu
  • Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve Önemli BM, AB Kararları Cilt-2
  • Dr. Fazıl Küçük
  • Hakkımda
  • Kıbrıs'ın 2005 Yıllık Geçmişinde Tarihin Derinliklerinde Kaybolmuş Yer İsimleri
  • Year 2007 Academic Comments on Cyprus' Politics
  • İletİşİm
 

RSS okuyucu ile takip edin...

Yazılar RSS
Yorumlar RSS

Rastgele 10 yazı

  • PAPADOPULOS KAZANIRSA ÇÖZÜM OLACAK MI?
  • Kıbrıs’ta “Altın Kesit” arayışı
  • SENDİKALAR VE HALKIN YARGISI
  • PROPERTY EXCHANGE NIGHTMARE IN SOUTHERN CYPRUS
  • Güney Kıbrıs’taki Rum yerleşikler
  • Yunanistan’dan Kıbrıs’a bitmeyen askeri destek
  • ERKEN SEÇİM NE VAKİT
  • KKTC’de AB Bürosu çıkmazı
  • Fransa, Papadopulos’u virra öne kaktırıyor
  • İŞ ARIYORUM

Ankete katılın...

Sorry, there are no polls available at the moment.

Etiketler

Abd Ama Ankara Avrupa Belli Bile Bir Bm Bu Buna Bunu Bunun Daha Daki Deki Devlet Eden Gelen Genel Gibi Hemen Ilk Iyi Kabul Karar Kendi Ki KKTC Nin Ortak Oy Papadopulos Pek Rum Tam Turkish Cypriots Veto Veya Ya Yani Yeni Yeni Bir Yok Yunanistan Zaman
Designed by Bilisim Sistemleri

© 2008 - 2010 Prof. Dr. Ata ATUN Kişisel Web Sitesi |

XHTML
CSS
English
  • Sosyal imleme
  • E-posta ile yolla
  • Linkibol
  • Bagcik
  • Yumiyum
  • Oyyla
  • Tusul
  • 100Puan
  • del.icio.us
  • Digg
  • Furl
  • Netscape
  • Yahoo! My Web
  • StumbleUpon
  • Google Bookmarks
  • Technorati
  • BlinkList
  • Newsvine
  • ma.gnolia
  • reddit
  • Windows Live
  • Tailrank
  • Blogmarks
  • Favoriting
E-mail